1 2 3 4




Son Ağa'nın ratingleri iyi

 Tamer Karadağlı, "Son Ağa" dizisinin yüksek reytingleriyle moral bulmuşa benziyor.
Kariyeri adına her yönüyle "yanlış" olan Fedai dizisinden sonra "Şimdi tam yerini buldu" diye değerlendiriliyor. Ancak bana göre Karadağlı'nın "Son Ağa" tiplemesinde inandırıcı olmayan, ağza sazımsı gelen bir tat vardı. Diziyi uzun uzun, dikkatlice izledim. Sanırım, Karadağlı "lehçeyi" tam olarak ağzına oturtamamıştı. Orta Anadolu ağzı kullanmak istiyor ama dili doğal olarak sıkça İstanbul Türkçesi'ne kayıyordu. Peki Karadağlı neden Çocuklar Duymasın ve Son Ağa'da başarılı olmuştu da, diğer dizileri o kadar tutmamıştı. Çünkü Karadağlı "abartılı" oynuyor. Bu tür oyunculuk, sadece tiyatroda Shakespeare oynarken ya da ekranda "karikatürize" tiplemeleri canlandırırken başarı getirir. Sanırım bundan böyle Karadağlı'yı ekranda hep "köşeli mimikleri ve abartılı oyunculuğu" ile izlemek zorunda kalacağız. Bir de uyarı: Yüksek reytinglerin "başı boş yaz sezonuna ait olduğunu" unutmamak ve fazla havalanmamak gerek. Ve son söz: Oyunculuğu meslek değil adeta "yaşam felsefesi" olarak özümsemiş Tamer Karadağlı'ya bu ekranların daima ihtiyacı var.

Yüksel Aytuğ / Sabah
Detaylar>>

Şarkıcılıktan Oyunculuğa : Pelin Sönmez

Kendisi 1989 doğumlu yani henüz 19 yaşında.  Pelin Sönmez dört sene önce özel bir müzik kanalında sunuculuk yaparken keşfedildi. Aslında bir pop şarkıcısı (Tek Yol isminde bir albümü var) Pelin fakat şu sıralar Akasya Durağı'nda Osman Agaile Safiye'nin ele avuca sığmaz kızlarını canlandırıyor. Müzik konusunda eminiz ki yoluna devam edecek ve bu dizi sayesinde de ekranların tanınan yüzü haline gelecektir iyice. Geçenlerde Hıncal Uluç onun hakkında son derece olumlu bir yazı yazmiş :

"Akasya Durağı!..

TATİL ya.. Vakit bol ya.. Biraz Televizyon seyrettim.. Özelikle de Akasya Durağı'nı..
Niye?..
Kanal 1'deki ömrü kısa olan yeni Tele Pazar'daki genç sunucumuz Pelin Sönmez'i de Türker Ağabeye (İnanoğlu) emanet etmiştik de ondan..
"Pelin'i de" dedim ya..
İlk Tele Pazar'da sunuculuk yaparak şov dünyasına adım atan Nehir Erdoğan da Türker Ağabeyin Yabancı Damat dizisiyle "Yıldızlar" safına katılmıştı.. Koçum Benim'deki Pelin rolünde ısındıktan sonra, tesadüfe bakar mısınız?..
Dahası.. Nehir şimdi Fadime'de oynuyor, Cezmi Baskın'ın kızı rolünde.. Pelin de Akasya Durağı'nda Cezmi Baskın'ın kızı..
Akasya Durağı çok hoş, ilgiyle izlenen, sıcak bir aile dizisi.. Pelin de ekrana yakışmış.. Bu ısınma rolünün ardından onu da parlak bir geleceğin beklediğini söyleyebilirim.. Ufku da geniş.. Çünkü o başarılı bir pop şarkıcısı ayni zamanda.. CD'sini dinlemiş, bayılmış, zaten öyle tanışıp Tele Pazar'a almıştık. Aynen Nehir gibi çok yetenekliydi canlı yayın sunuculuğu ve stüdyo dışı röportajlarında.. Oyunculuğu da başaracak.
Yolun açık olsun Pelin!.."

Bir de Pelin Sönmez hakkında Sabah Gazetesi'nde yayınlanan Hıncal Uluç imzalı başka bir yorum :

"Bir yandan şarkılarını dinlerken, bir yandan plağın kabındaki ve içindeki fotoğraflarına bakıyorum.. Amerika'da olsa, şimdiye yüzlerce dergiye kapak olmuştu.. Bizde, yıllardır 15 kişiye mahkûm olmuş her hafta ayni kişileri rotasyona sokan dedikodu ve magazin dergilerinin dahi haberi yok.. 
Merak dahi etmemişler.. Pelin Sönmez.. 
Dünya tatlısı bir kız.. Genç.. "Çıtır" diye bir tarif varsa, tam da onu anlatıyor işte.. 
Şarkılarına da bayıldım.. Sözü de, müziği de kendisinin bir Kapak Olsun'u var ki hele.. 
"Duy sesimi duy 
Her gece rüyanda 
Ayrıldığım sana ders olsun 
Önce aldat, sonra seviyorum de 
Yok olmaz 
Bensizlik kapak olsun.." 
Pelin'i dinlemeye de doyamadım ve kahroldum, Tele Pazar'ı bitirdiğimiz için.. Bu ülkede gençleri izleyen, keşfeden, sunan belki de tek televizyon programını yapıyorduk.. Kimler kimleri çıkardık, tanıttık orda.. Ferhat Göçer.. Nehir Erdoğan, Yavuz Seçkin bizim çocuklarımız.. 
Pelin'i baş tacı yapardık bir programda.. Bugünkü televizyoncuların haberi yok.. Müzik (!) kanalları dahil.. Kırk yıllık ezberlenmişleri ana haberlere çıkaranlar hayatlarında bir kez de yeniyi keşfetmeye, sunmaya cesaret etseler.. 
Yahu Günay.. Bir hafta sonu solist öncesi alsana sahneye Pelin'i mesela.. Senin orda gazete ve TV kameraları eksik olmaz. Belki o sayede farkına varırlar. Pelin Sönmez adını bir kenara yazın. 
Yarın onun için de "Hıncal dokundu da" diyecekler.. Hayır.. Ben kimseyi bir şey yapmıyorum.. Ben içinde bir şey olanların farkına varıp, onlardan cesaretle söz ediyorum sadece.. İçi boş olanları on Hıncal itse ne olur ki!.. 
Pelin Sönmez'in CD'sini alın ve dinleyin.. Bayılacaksınız.. " 

02.01.2008 ~ www.sabah.com.tr

Belli ki şarkıcılığı yanında oyunculuğu da epey beğenilmiş biri Pelin ve diziye dahil edildi. Kendisine başarılar dileyip sizi Pelin'in resimleriyle baş başa bırakalım...




Detaylar>>

Avrupa Yakası’nda iki fire

Son yılların en beğenilen dizilerinden olan Avrupa Yakası’ndan iki oyuncu ayrıldı. İşte dizinin fanatiklerini üzecek o iki oyuncu...
 

Bana sorarsanız, dizinin en başarılı, en yetenekli isimlerindendi. Gerçek ismi Vural Çelik, dizideki adıysa kimi zaman Kubilay, kimi sahnedeyse Gülenay şeklindeydi. Avrupa Yakası’nda iki karakteri birden canlandırmıştı. Oyunculuktaki başarısı ve diziye kattığı tadının yanı sıra, söylediği şarkılarla ve güzel sesiyle de hafızalarımıza kazınmıştı. Dilimize, “... gördüm seni” ifadesini o kazandırmıştı. Avrupa Yakası’nı izleme nedenlerimin başındaydı. 

İki önemli eksik

Kubilay, Avrupa Yakası’ndan ayrılmış. Ayrılan sadece Kubilay olsa iyi. Yılların deneyimli ismi, Avrupa Yakası’nın annesi İffet Hanım yani Hümeyra da diziyi bırakmış. Yani Tahsin Bey yeni sezonda eşi olmadan ekrana çıkacakmış. Zaten oğlu Volkan’ı (Ata Demirer) da askere göndermişti. Ata, askerlik görevini bitirip bir türlü geri dönememişti. Şimdi annesini kim bilir nerelere gönderecekler?

Yeni sezona, bu çok önemli iki ismin eksikliğiyle girecekler. Gaffur’un (Peker Açıkalın) ve Volkan’ın gidişinden sonra bu dizi eski tadını bulamaz diye yazmıştım. Şimdi iki önemli isim daha gitti Avrupa Yakası’ndan. Dizinin yapımcısı Plato Film ekibi bir mektup göndermiş. Aramızda hiçbir tatsızlık yaşanmadı, dostça ve iki taraf ortak ayrılık kararı aldık demiş. Geçen sezon, diziyi bariz şekilde Burhan Altıntop (Engin Günaydın) sırtlamıştı. O kadar başarılı bir karakter yaratmıştı ki, kimsenin yokluğunu aratmamıştı. Burhan, gidenlerin açığını tek başına kapatmıştı. Şimdi işi iyice zorlaşacak. Kendi rolü de dahil olmak üzere tam beş kişilik oyun çıkartmak durumunda kalacak. Avrupa Yakası ekibine son bir kez daha Burhan’a gözünüz gibi bakın diyorum. Bu söylediğim artık bir tahmin olmaktan çoktan çıktı Burhan da giderse, Avrupa Yakası’nı kimseler seyretmez, adım gibi biliyorum. 

Merak ediyorum... 

Avrupa Yakası meselesini müsaadenizle ortaya bir soru atarak bitirmek istiyorum. Bir dizi her sezon neden birkaç oyuncusunu kaybeder? Millet oturmuş, seyircisini bulmuş yapımlarda rol almak için adeta takla atarken, Avrupa Yakası’nın kadrosunda neden sürekli bu eksikler? Parasal konularda anlaşmazlık çıktıysa tamam, anlarım. Ama oyuncuları bile diziye olan inançlarını yitiriyorsa, işten soğudularsa, merak ediyorum acaba onları yeni sezonda kim seyreder? 

Memet Güler / Vatan

Detaylar>>

24 Temmuz Perşembe Dizi Rating

2 SON AGA [NET] STAR 5,00 19,70
4 SON AGA (OZEL) STAR 3,70 12,60
8 YAPRAK DOKUMU (TKR) [NET] KAND 3,10 23,30
12 ELIF [NET] ATV 2,70 10,00
15 BKM MUTFAK ''COK GUZEL HAREKETLER BUNLAR'' KAND 2,20 18,70
23 ELIF (OZET) [NET] ATV 1,60 6,90
24 ANNEM (TKR) [NET] KAND 1,50 13,10
27 ELVEDA RUMELI (TKR) [NET] ATV 1,40 12,10
29 ASI (TKR) [NET] KAND 1,30 14,00
30 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 1,30 10,40
31 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 1,30 10,30
32 CENNET MAHALLESI (OZET) SHOW 1,30 10,30
33 TATLI BELA ''FADIME'' (TKR) [NET] STAR 1,30 9,90
35 PRENSES PERFINYA [NET] FOX 1,30 5,10
36 SELENA (TKR) [NET] ATV 1,20 10,00
41 BESINCI BOYUT (TKR) [NET] STV 1,20 5,60
44 BEZ BEBEK (TKR) [NET] FOX 1,10 9,50
45 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 1,10 4,20
46 SABRINA STAR 1,00 8,40
47 HEPIMIZ BIRIMIZ ICIN [NET] KAND 1,00 6,00
49 DUDAKTAN KALBE (OZET)-OPT SHOW 0,90 8,50
Detaylar>>

Gazanfer Özcan Röportajı / Milliyet

Tiyatroda 59 yıldır zirvedeki yerini koruyan, Gazanfer Özcan’a göre bunca yıl ayakta kalmasının nedeni, düzgün özel hayatı. Özcan, Avrupa Yakası'nda en çok Engin Günaydın'ı beğeniyor.
 
Bu söyleşiyi yapana kadar tiyatrocu Fulya Özcan’ı, Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan çiftinin kızı olarak biliyordum. Gönül Ülkü ile Gazanfer Özcan’ın evliliklerinden hiç çocukları olmadığını, Fulya Özcan’ın Gazanfer Özcan’ın ilk eşinden dünyaya geldiğini, Gönül Ülkü’nün de ilk evliliğinden yurtdışında yaşayan bir oğlu olduğunu Bodrum Club Flipper’da gerçekleştirdiğimiz bu “Cafe Sohbeti” sayesinde öğrendim. 
Sadece bu mu? 77.5 yaşındaki Gazanfer Özcan’ın bir reklam filminde birlikte kamera karşısına geçtiği torunu Tarık Ündüz’ün de anne ve babası ile dedesinin yolundan gitmek için Yeditepe Üniversitesi’nde tiyatro okumaya başladığını da...

59 yıl boyunca zirvede kalmayı nasıl başardınız?
Eğer beni zirvede görüyorsanız eksik olmayın ama ben açıkçası bir yerde kaldığımın farkında değilim. Ne yaptığımı da bilmiyorum.(Gülüyor) Aklımıza geldikçe bir şeyler yapmaya ve yansıtmaya çalışıyoruz. Beğeniliyorsa ne mutlu. Hiç sonuna gelemedik! Bunca yıl ayakta kalışımda herhalde özel hayatın önemi var. Sebebi budur. Düzgün bir özel hayat bence bir sanatçı için şart. Özel hayatına bu özeni göstermeyenleri de görüyoruz.

59 yıla kaç tiyatro sığdırdınız?
Bilemiyorum ama herhalde 100’ün üzerindedir.

Yaklaşık 5 yıldır Avrupa Yakası’nda oynuyorsunuz. Sizin için Avrupa Yakası ne ifade ediyor?
Aslında ben Avrupa Yakası’na çok istekli başlamadım. Hatta şartlar koştum; haftada bir gün boş günüm var, o da pazartesi diye... Peki dediler. Fakat eksik olmasın Gülse’nin (Birsel) çok büyük etkisi var, o çok bastırmış. O yüzden ilk anlaşma benle yapıldı. Çalışmalar başladı ve bir haftada müthiş bir kaynaşma oldu. Gerçek bir aile düzeni çıktı ortaya, hâlâ da öyle gidiyor. Çok samimi bir set bizimkisi... Bu Gülse Birsel’in çok titiz oluşundan, özel hayatını çok düzgün tutuşundan, her şeye çok fazla meraklı ve kural insanı oluşundan kaynaklanıyor. Ama sağ olsun, bizim için kural bile bozdu.

Ne gibi?
Mesela sette sigara yasak ama Hümeyra ile bana içmemiz için ayrıcalık tanıdı. Gerçi ben de bıraktım, Hümeyra da bıraktı. 4 aydır içmiyorum. 65 sene boyunca günde üç paket sigara içtim. 2.5 sene de Gönül’den (Ülkü) gizli içtim. O beni içmiyor biliyordu, ama sonra deşifre olduk. Neler yapmadım ki! İyi idare ettim o 2.5 sene. 

“Avrupa Yakası”na başlarken koyduğunuz şartlardan biri de oturarak oynamak mıydı?
Benim öyle bir şartım olmadı. Onlar oturttular beni. Allah razı olsun çok da memnun kaldım. Yönetmen Hakan Algül oturttu beni. Yerimi de çok sevdim. Ama şimdi kaldırıyorlar beni ve ha bire koşturuyorlar. 

Hümeyra ile nasıl bir ikili oldunuz?
İyi bir ikiliyiz. Ama ilk önce o rol için Hümeyra seçilmemişti. İlk bölümü başkasıyla çekmiştik, ama o sonra Amerika’ya gitti. O gidince Hümeyra ile çalışmaya başladık. Geldiğinde bana, “Bütün arzum yıllardır sizinle beraber oynamaktı. Allahıma şükrediyorum” dedi, beni de çok duygulandırdı. Bana samimi geldi. İnşallah da öyledir. (Gülüyor) Çünkü bu işte çok fazla samimiyet aramamak lazım. 

Televizyonda ağır senaryolarla ilerleyen birçok dizi var. Ama siz komedi olarak ilerliyorsunuz. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
Aksine çok da memnunum. Bu çizgiyi zaten ben kendim seçmedim. Kendiliğinden öyle oldu, Vasfi Rıza Zobu gibi büyüklerimiz öyle yönlendirdi bizi. Seyirci de öyle kabul etti. Komik olduk çıktık. Halimden gayet memnunum. 

“Avrupa Yakası”nın karakterlerinin söylediği “Oha falan oldum”, “Kal geldi” gibi sözcükler gençlerin diline pelesenk oldu. Bu nedenle kızıp dizinin Türkçeyi bozduğunu söyleyenler oldu. Bu konuda sizin görüşünüz ne?
Haklılar. Haklılar ama öyle kabul ettik. Benim sevmediğim bir şey bu. Hatta dizide yegâne sevmediğim şey o. Hasta oluyorum. Yanlış sözcük kullanımı beni çok üzüyor. “Hadi ben gittim”, “Ben kaçtım” sözleri beni rahatsız ediyor. Nereye kaçıyorsun? Torunum Tarık da söylüyor bazen, çok kızıyorum ona...

Sizin, dizideki karakterlerden favoriniz kim? En çok kim güldürüyor?
“Burhan”ı oynayan Engin Günaydın. Ben onu kendi gençliğime benzetiyorum. Davranışlarımız, işe olan bağlılığımız aynı. Benim yaptığım şeyleri yapıyor. Allah vergisi bir sahne sempatisi var. Çok güzel bir şey bu. Çok aranan ve herkeste olmayan bir özellik.

“Gülse Birsel, ‘Burhan’ın karşısına bir şey yazmıyormuş, Engin Günaydın rolüne vücut diliyle hayat veriyormuş deniyor, bu doğru mu?
“Burhan” zaten kendi bir şeyler katıyor ve çok yetenekli olduğu için ortaya kötü bir şey çıkmıyor. Çok beğeniyorum ben onu. Hiç yanlış bir şey yapmıyor. Bir de ahlaki yönü çok iyi. Dışarıda çok mahcup. Kamera karşısında yerden yere atıyor kendini. Şaşırıyorum o haline. Allah Allah ben de böyle yapardım eskiden diyorum. Ben gülüyorsam çok hoşuna gidiyor onun da. Keyif alıyor o da. Eşimin de bir numaralı adamı o... Herkesi susturuyor onu seyrediyor dizide.

Benim favorim de Rutkay Aziz.
Ona laf yok. O benim adamım. Yaptığı karakter o kadar güzel ki. Onun da üzerine çok iyi oturdu o karakter...

Dileklerim yerine geldi

Eşiniz Gönül Hanım hasta oldu, arkasından siz ameliyat geçirdiniz, bu nedenle tiyatronuz iş yapamadı, vergi borçlarınız nedeniyle sıkıntılı bir dönem yaşadınız. Hâlâ sürüyor mu o sıkıntılar?
Evet, hâlâ devam ediyor o sıkıntılar. Olağanüstü bir çabayla uğraşmaya çalışıyoruz. Ama bu anlamda Avrupa Yakası’nın büyük katkısı var. Hem kendi hayatını idame ediyorsun, hem tiyatroyu ayakta tutuyorsun, hem de vergi borcunu ödüyorsun. Yaklaşık 80 milyar vergi borcu ve faizi ödedim bu sene... Cari borçlar da ayrı. Para “Avrupa Yakası”ndan geliyor, borçlara gidiyor. 

Hayatta keşke yapmasaydım dediğiniz ne var?
Hep güzel şeyler yaptım. Pişmanlık duyduğum şeyler olmadı. Sigara bile değil, çünkü yıllarca büyük bir aşkla içtim. (Gülüyor) Ben sigaranın bitince bile yere atılmasına dayanamayan bir insanım. O kadar büyük bir aşkım vardı. 

Mutlaka yapmalıyım dediğiniz ne var?
Sigarayı mutlaka bırakmalıydım ve bıraktım. Sigara içmemek benim için büyük bir fedakârlık çünkü...

İyi ki yapmışım dediğiniz ne var?
İyi ki Gönül’ü almışım. 

Hayatınızda yapmayı isteyip de yapamadığınız ne var?
Yok, Allah’a çok şükür. Her arzum yerine gelmiştir. Ulu Tanrım beni hiçbir şeye muhtaç etmedi. Hep dileklerimi yerine getirmiştir. En sıkışık anımda hep son anda yetişmiştir. Onun için hep şükrederim halime. 45 yaşında bizim tiyatro. 45 sene bizi kimse yönlendirmedi ki! Ben hep kendim seçtim oyunları... İstediğim oyunu oynadım. Bundan iyi bir şey olabilir mi?

Polis olmayı istiyordum

Allah uzun ömür versin ama bu dünyadan göçüp gittiğinizde insanların sizi nasıl hatırlamasını istersiniz?
Valla pek hatırlayacaklarını tahmin etmiyorum. Kimse hatırlanmaz... Benim büyüklerim, üstatlarım unutuldu. Tiyatroyla uğraşan gençlere Vasfi Rıza’yı soruyorum, tanımıyor. Şaşkına dönüyor insan. Halbuki dün daha ortalardaydı Vasfi Rıza... 8-10 sene birkaç kişi hatırlar, sonra o unutulur. Kimler geldi, kimler geçti? Maalesef öyle... Belki işte ileride torunum hatırlatırsa birilerine...

Çolpan İlhan ile Kerem Alışık, Sadri Alışık’ın adını ne güzel yaşatıyor. Sizin de kızınız Fulya Özcan ile damadınız Gazanfer Ündüz oyuncu. Torununuz Tarık da tiyatro okuyor. Onlara, ‘Adıma tiyatro yarışmaları düzenleyin, genç tiyatrocular yetiştirin’ diye bir vasiyet yok mu?
Kendi akıl eder yapar herhalde!

Tiyatrocu olmasaydınız, ne olmak isterdiniz?
Polis olmayı isterdim. Bizim ailede o kadar çok polis vardı ki, ben de müthiş şartlanmıştım polis olacağım diye... Sonra tiyatrocu olunca polis de oldum, emniyet müdürü de... İyi ki olmamışım, benim akranlarım emekli oldu, kenarlarda kaldı!

10 ismin çağrıştırdıkları
Gönül Ülkü: Canım, aşkım 
Fulya Özcan: Hayatımın sebebi 
Gazanfer Ündüz: Çok sevgili evladım 
Tarık Ündüz: Yaşama sebebim.
Gülse Birsel: Çok sevdiğim bir evladım 
Hümeyra: İkinci eş olarak saygı duyduğum bir insan.
Nejat Uygur: Allah şifa versin. Çok sevdiğim bir arkadaşım. Nesli tükenmiş, yeri doldurulmayacak bir oyuncu. 50 - 100 senede bir gelir.
Ata Demirer: Terbiyeli, saygılı bir arkadaş. Sevdiğim bir çocuk. 
Okan Bayülgen: Hayranım ona. Çok zeki. 
Levent Kırca: Severim.

Milliyet

Detaylar>>

21 yıl sonra...

Türkan Şoray ve Hakan Balamir , uzun bir aradan sonra bir TV dizisi için birlikte kamera karşısına geçiyor
 

Son olarak 1987’de ’Rumuz Goncagül’ filminde birlikte kamera karşısına geçen Türkan Şoray ile Hakan Balamir, 21 yıl sonra bu kez bir TV dizisi için bir araya geliyor. Hakan Balamir, 1993 yılında çevirdiği ’Suikast’ filminden 15 yıl sonra yeniden kamera karşısına geçecek olmanın heyecanını yaşıyor. ’Sıla’ dizisiyle milyonları ekran başına toplayan yönetmen Gül Oğuz’un yapımcılığını üstlendiği dizinin çekimleri Eylül ayında Bodrum’da başlayacak. Ekim ayında Show TV ekranlarında yayınlanmaya başlayacak. Uzun soluklu olması düşünülen dizinin çekimleri kışın da Bodrum’da gerçekleşecek. 

Neslihan AKBAYDAR/VATAN
Detaylar>>

Ataizi yeni dizisini anlattı

Mehmet Ali Erbil bir sabah uyanıp kadın olursa... O kadını da Hande Ataizi oynarsa... Bu dizi kaçmaz! ECE 4 Ağustos'ta Kanal 1'de ekrana geliyor.
 

Biz onu Mum Kokulu Kadınlar ile tanıdık. Oradaki cüretkar sahneleriyle beynimize kazındı adeta... Sonrasında bu rolü ona Altın Portakal'ı getirdi... Hande Ataizi'den bahsediyoruz... İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Ataizi o kadar farklı karakterlerle karşımıza çıktı ki... Böyle mi olacaktı? Ruhsar, Kahpe Bizans, Estağfurullah Yokuşu gibi projelerle ekrana geldikten sonra şimdi de Kanal 1'de yayınlanacak ECE isimli dizde başrolde oynayacak...

ECE, "Erkeklerin dünyasında zoraki bir kadın" sloganıyla karşımıza çıkacak.. Konusu ise bir hayli ilginç... Çapkın, ayran gönüllü ve maço bir adam olan Ege'nin (Mehmet Ali Erbil); birlikte olduktan sonra Ege'nin onu bir daha aramayışına öfkelenen bir kadının, Hilal'in, hışmına uğramasıyla alt üst olan trajik- komik hikâyesini anlatıyor… Hilal, kendi intikamını alırken, aslında, Ege'nin (Mehmet Ali Erbil) o güne dek kalbini kırdığı bütün kadınların da intikamını aldığını bilmeden, bir büyücü kadından, Ege'yi Mehmet Ali Erbil) kadına dönüştürmesini ister.

Bir sabah uyandığında kadın olduğunu fark eden Ege (Mehmet Ali Erbil), artık "ECE" olmuştur! Yaşadığı şokun ardından, gerçeklerle yüzleşir ve hayatını kaldığı yerden, ama bir kadın olarak sürdürmesi gerektiğini fark eder…

Ne var ki, bu hiç de kolay olmayacaktır… "Ege" (Mehmet Ali Erbil) iken dost bildiği iş arkadaşlarının, "ECE" (Hande Ataizi) olunca gerçek yüzlerini görmeye başlar… Hemen herkes ona karşı cephe almışken, yalnızca bir tek kişiden, daha önce hiç anlaşamadığı Ömer'den gördüğü destek sayesinde ayakta kalma mücadelesine girişir...

Dizinin kadrosunda Mehmet Ali Erbil'in yanı sıra Devrim Nas da oynuyor. Devrim Nas'ı Melekler Adası'nda yine Hande Ataizi ile birlikte oynadığı Hasan rolünden hatırlayabilirsiniz... Ece'nin prodüksiyonunu Med Yapım, yönetmenliğini ise Birkan Uz üstleniyor...

İşte geçtiğimiz gün Ece'nin çekiminin yapıldığı İkitelli TEM Stüdyoları'ndaydık. Dizinin basın toplantısına Mehmet Ali Erbil ve Hande Ataizi katıldı. Devrim Nas ise Amerika'da olduğundan toplantıda bulunmadı.

HANDE ATAİZİ'NDEN MEHMET ALİ ERBİL'E ÖVGÜLER


Mehmet Ali Erbil ve Hande Ataizi basın mensuplarının sorularını yanıtladı... Erbil toplantıda yaptığı espirilerle kırdı geçirdi... İkili birbirine atıfta bulunmayı da ihmal etmedi... Hande Ataizi'nin "Sen de çapkınsın" sorusunu Erbil "Bizim çapkınlığımız çok eskide kaldı, filmlerde kaldı. Bir kere çapkın olan adam kıvrak zekalı adam olmalı. Düşünsenize 5 tane tilki dolaşıyor kafanızda" şeklinde yanıtladı... Erbil'in bu cevabına Ataizi şöyle bir cevap verdi: "Yeni oyuncular yetişiyor. Hep görüyoruz ama yine de Mehmet Ali Erbil. O tek. 90 yaşına gelse de kimse onun eline su dökemez"

Çapkınlık konusu basın mensuplarının dikkatini çekti ve bir gazeteci "Kadınlar mı erkekler mi çapkındır?" sorusunu sordu. Mehmet Ali Erbil ise "Kadın erkek diye ayırmamak lazım. O insanın özünde olan birşeydir. Zekanın fazlalılığıyla da ilgili olabilir" dedi...

"EV HANIMI OLANLARI KISKANIYORUM"

Hande Ataizi basın toplantısında kendi hayatına ilişkin sorulara da içtenlikle yanıt verdi. İşini çok sevdiğini söyleyen Ataizi "90 yaşıma da gelsem bu tempoyla çalışmaya devam edeceğim. Ama bazen ev hanımı olanları o kadar kıskanıyorum ki. Hem kariyer yapan hem de çocuk büyüten kadınlar var. Mesela benim annem. Bir öğretim üyesi. Ona bir keresinde 'seninle gurur duyuyorum. Hem kariyerin var hem benimle ilgilendin' dedim. Bana yanıtı 'Eğer mutlu bir evliliğim olsaydı kariyer yapmazdım' oldu... Bende de öyle yalnızım. Ve o nedenle kendimi işime verdim. Mesela çocuk çok farklı birşey. Ben de çocuk istiyorum. Ama evlilik olsun diye de evlenmek istemiyorum" dedi...

Biz de Haberturk.com olarak Hande Ataizi'ne Ece ve bundan sonraki projeleri hakkında kısa bir kaç soru yönelttik. Bizi kırmadı ve sorularımıza içtenlikle yanıt verdi...

Dizinin konusu bir hayli ilginç anlatılanlara bakılırsa... Kabul etme aşaması nasıl oldu?

Herşeyden önce değişik bir rol olması beni çekti. Çok cazip bir konu olarak geldi. Yoksa ben hakikatten etkileneceğim bir proje olmasaydı kabul etmeyecektim. Çünkü üst üste diziler yaptım. Çok yorucu oldu. Özellikle de yazın dizi çekmek çok güç. Zaten siz de yaşadınız. Çok sıcak oluyor ve biz o sette tüm günümüzü geçiriyoruz. O yüzden bu iş sevmeden de yapılmaz.

Başrol arkadaşınız Devrim Nas... Siz Melekler Adası'nda da birlikte çalışmıştınız ve yine başrollerdeydiniz...

Devrim'le iki sene boyunca dizi çektik. O da çok sevilen ve tutulan bir diziydi. Ama bu proje bambaşka birşey.

Eski rol arkadaşınızla biraraya gelmek güzel birşey olsa gerek...

Evet... Bir kere ben Devrim'i çok seviyorum. Birçok kişinin arasından bu dizi için seçildi. Daha önceden de bir uyumumuz var. İyi birşey çıkacağını da düşünüyorum. Aramızdaki enerji ve elektrik vardı..

Buradaki karakter nasıl bir karakter olacak? Mesela Zinnur'da biraz fettan bir kişilik vardı... Ece'yle olan farkı nedir?

Daha önce erkek olduğu için bir cezayla büyüyle kadın oluyor. Aslında bu biraz yine kadın tarafından bir hikaye. Yani bir erkeğe verilebilecek en büyük ceza "Gel bakalım sen kadın ol" demektir. Çünkü bütün zorlukları biz kadınlar yüklenmekte kalıyoruz. Ataerkil bir toplumdayız. Ne olursa olsun bizim özgürlüğümüz bir yere kadar. Kısıtlı verilen avantajlar içinde yoktan var ediyoruz. Artık o kadar çok başarılı kadın var ki bu tamamen kadının gücü ve hırsı, senelerdir tabuların üzerine kurulu bir güç olarak görüyorum bizi... Bakalım kadın ruhu olmadan kadın bedeninde ne kadar bocalayacak ve ne kadar kotarabilecek hayatı... Güzel bir proje espirisi hoş..

Yakın zamanda sizi dizi haricinde sinemada ya da tiyatroda görecek miyiz?

Sinema olarak çok güzel bir proje gelirse yapacağım. Ama tiyatro hakikatten istiyorum. O da bizim elimizde. İşlerimiz düzene girsin şu yoğunluğu bir atlatalım güzel bir tiyatro projesi istiyorum...

Hafta içi her akşam yayınlanacak olan yerli dizi "ECE" 4 Ağsutos Pazartesi günü saat 21:40'ta Kanal 1 ekranlarında başlıyor! Kadın-erkek savaşlarına farklı bir perspektiften bakan bu diziyi izlemenizi tavsiye ederiz.

Haberturk.com / Begüm Çelikkol

Detaylar>>

Eyvah Halam Başlıyor...


Genel Hikaye :


Anne ve babaları Nepal’e ruhsal dinlenme tatiline giden Tibet, Asya, Toprak ve Su’adlı 4 kardeş Çinli bakıcıları Kim ile birlikte yazı geçirmek üzere otoriter halaları Kamuran’a emanet edilirler.

Hala Kamuran yıllar boyu görev yaptığı kasabaya, emekliliğinden sonra da yerleşmiş,kasaba halkı tarafından sevilen ve saygı duyulan eski bir öğretmendir. Üstelik son derece disiplinli ve aşırı derecede cimridir.Çocuklar istemeye istemeye Halalarının evine yerleşirler. Kendi evlerindeki rahatlığa ve konfora alışık olan 4 kardeşte halalarının kurallarını öğrenince tam anlamıyla attan inip eşeğe binerler.Kardeşlerin en büyükleri olan Tibet ve Asya daha ilk akşamdan kaçıp Çeşme’ye arkadaşlarının yazlık evine gitmeye karar verirler.Ancak paraları yoktur,babalarının bıraktığı harçlıkları da halalarına kaptırmışlardır.Mecburen halalarının evinde ekstra iş yapıp para kazanmak zorundadırlar.Ev boyayan,bahçe temizleyen,evi toplayan çocuklar bir an önce bu esir kampından kaçmak için fırsat kollarlar. Kasaba’ya yeni yerleşen yan komşu soradan görme Hilmi ise Kamuran’a çıldırtan bir teklifte bulunur.Kamuran Hilmi’den hiç hoşlanmazken çocuklarından ukala oğlu Mert de Tibet ile kapışır.Kamuran’ı teklifine razı edemeyen Hilmi ise başka bir plan hazırlar.İki kaçma girişimi başarısızlıkla sonuçlanan çocuklar sonunda güvenilir bir kaçış yolu bulurlar.Halalarının yemeğine uyku ilacı koyup kaçarlar.Ancak onları büyük bir sürpriz beklemektedir.

Yapımcılığını D Productions’ın yönetmenliğini Kemal Uzun’un üstlendiği senaryosunu Fethi Kantarcı ve Barkın Şenüren’in yazdığı başrollerini Defne Yalnız(Kamuran), Rasim Öztekin(Hilmi), Ece Çeşmioğlu(Asya), Doğaç Yıldız(Tibet), Zeynep Özkaya(Su), Akçahan Akça(Toprak), Özgül Koşar(Kim), Kaan Yılmaz(Mert), Sait Genay(Nihat), Oğuz Oktay(Mükerrem), Ajlan Ünal(Hilal), Mert Hürol(Rasim), Barış Başar(Muharrem), Ercüment Aydın(Nizami), Ertuğrul Şakar(Seyfi), Alican Yılmaz (Burak), Faruk Güncan(Lütfü) paylaştığı “Eyvah Halam” 30 Temmuz Çarşamba Star TV’de başlıyor.
Detaylar>>

Ege -> Ece


Kanal 1 ! ekranlarında kahkaha tufanı yepyeni bir dizi başlıyor! 


"ECE" Erkeklerin dünyasında zoraki kadın

Prodüksiyonunu Med Yapım’ın, yönetmenliğini Birkan Uz’un, başrollerini Hande Ataizi ve Devrim Nas’ın oynadığı “ECE”, çarpıcı hikâyesi ve mizah yüklü anlatımıyla, kadın-erkek savaşlarına farklı bir pencereden bakıyor! 

Erkeklerin dünyasını birden bire tersine çeviren bir kadının akıllara durgunluk veren macerasıyla, Kanal 1 izleyicilerine müptelası olacakları yepyeni bir şölen vaat ediyor! 

Dizinin konusu;  
 Çapkın, ayran gönüllü ve maço bir adam olan Ege’nin (Mehmet Ali Erbil); birlikte olduktan sonra Ege’nin onu bir daha aramayışına öfkelenen bir kadının, Hilal’in, hışmına uğramasıyla alt üst olan trajik- komik hikâyesini anlatıyor…  

 Hilal, kendi intikamını alırken, aslında, Ege’nin (Mehmet Ali Erbil) o güne dek kalbini kırdığı bütün kadınların da intikamını aldığını bilmeden, bir büyücü kadından, Ege’yi (Mehmet Ali Erbil) kadına dönüştürmesini ister.  

Bir sabah uyandığında kadın olduğunu fark eden Ege (Mehmet Ali Erbil), artık “ECE” olmuştur! Yaşadığı şokun ardından, gerçeklerle yüzleşir ve hayatını kaldığı yerden, ama bir kadın olarak sürdürmesi gerektiğini fark eder… 

Ne var ki, bu hiç de kolay olmayacaktır… “Ege” (Mehmet Ali Erbil) iken dost bildiği iş arkadaşlarının, “ECE” (Hande Ataizi) olunca gerçek yüzlerini görmeye başlar… Hemen herkes ona karşı cephe almışken, yalnızca bir tek kişiden, daha önce hiç anlaşamadığı Ömer’den gördüğü destek sayesinde ayakta kalma mücadelesine girişir… 

Bu süreçte ,“ECE” görüntüsündeki “Ege”, bir şeyi daha fark eder; sadece görüntüsü değil, duyguları da değişmiş, Ömer’den hoşlanmaya başlamıştır… Bütün bu olup bitenler arasında, en büyük desteği gördüğü radyocu arkadaşı Sema’nın, o güne dek hiç dile getirememiş olsa da, “Ege” ye karşı büyük bir aşk besliyor olması, bütün işlerin arapsaçına dönmesine sebep olacaktır… 

Hafta içi her akşam yayınlanacak olan yerli dizi “ECE” 28 Temmuz Pazartesi günü Kanal 1 ekranlarında başlıyor!
Detaylar>>

Suna Pekuysal

“Herkes söyler... Ama ben bütün kalbimle söylüyorum, sahnede ölmek istiyorum” diyordu Suna Pekuysal. Hastalığı izin vermedi buna... Ancak seyircisi onu hep tiyatro sahnesinde hatırlayacak.



Lüküs Hayat’ın Zeynep’i, “Küçük Hanım”ın hizmetçisi, “Yeter Anne”nin Makbule’si Suna Pekuysal yaşama veda etti. Pekuysal, 5 gün önce evinde kalça kemiğini kırmış, İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’nde ameliyata alınmıştı. Ama artık onunla özdeşleşen omurga hastalığı “ankilozan spondilit”, iyileşmesine izin vermedi. 
Önceki gece duran kalbi, ancak dün sabaha kadar çalıştırılabildi. Ve Pekuysal; Belgin Doruk’un, Ayhan Işık’ın, Bedia Muvahhit’in ve elbette sevgili eşi Ergun Köknar’ın yanına gitti...
Suna Pekuysal için yarın saat 11.00’de Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde tören düzenlenecek. Sanatçı, öğle namazını takiben Ataköy 5. Kısım Camii’nde kılınacak cenaze namazından sonra Mevlanakapı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

Garip bir tesadüf
Pekuysal, 24 Ekim 1933’te İstanbul’da doğdu. Ya acı bir tesadüftür ya da kaderin ördüğü ağlar, babası İlhami Bey, kızı doğmadan 7 yıl önce kalça kemiğini kırıp yatağa mahkûm olmuştur. Bu durumdayken konak komşusunun kızı Hadiye Hanım ile evlenir ve hemen bir çocuk sahibi olur. Kızına, çok sevdiği tangodan esinle Suna adını koyar, annesinin adı Adile’yi de ekler. Ancak Adile Suna henüz 7 aylıkken, 27 yaşında kapar gözlerini İlhami Bey... 
Eşini bunca erken kaybeden Hadiye Hanım, günlerini Cağaloğlu Halkevi’nde geçirir. Amatör bir tiyatrocudur çünkü. Suna da burada, kuliste büyür. Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümünün efsanevi yönetmeni Ferih Egemen gelir bir gün Cağaoğlu Halkevi’ne ve annesini seyretmekte olan bu sevimli, cevval, sahneye aşkla bakan kızı görür. 
Ver elini Darülbedayi, ver elini ilk oyun: “Artist Aranıyor”. Çoktan bulunmuştur o artist, Şehir Tiyatrosu’nda 1947’den 2002’ye kadar süren uzun bir yolun ilk adımı atılır böylece.



100’ün üzerinde film
Artık Ankara Konservatuvarı’na gitmenin vakti gelmiştir; ama sınav tarihini kaçırır Pekuysal. Dram Tiyatrosu’ndan da küçük rol teklifleri gelmeye başlayınca, kalır İstanbul’da. Bedia Muvahhit’lerin, Cahide Sonku’ların, Şaziye Moral’ların arasında “pişer”. Her oyunda kulistedir, bütün roller de ezberinde. Muhsin Ertuğrul ona “kulis faresi” adını takar.
Kulis faresi, aşkının karşılığını bulur tiyatrodan; figürasyondan küçük rollere geçiş yapar. İlk rolü de “Gelin” piyesindeki bulaşıkçı kızdır ve tek bir cümlesi vardır: “Afedersiniz matmazel, geçiyordum da”. Bu tek cümle ilk övgüsünü getirir ona, Tunç Yalman gazetedeki eleştirisinde oyundaki en inandırıcı aktrisin Suna Pekuysal olduğunu yazar.
1955 yılında ilk sinema teklifini alır; Osman F. Seden’in “Kanlarıyla Ödediler” filmi... Ardından Nejat Saydam, Pekuysal’ın içindeki “komik kız”ı keşfeder. Belgin Doruk-Ayhan Işık’lı “Küçük Hanım” serisinde tırabzanlardan kayan, lafları ters söyleyen, delifişek hizmetçiyi oynar ve seyircinin “içine sokası gelen” oyunculardan olur.
1997’de İstanbul Film Festivali, 2001’de de Altın Portakal tarafından Onur Ödülü ile taçlandırılan sinema kariyerine 100’ün üstünde film sığdırır.
1963’te “Neşemizi Bulalım” adında bir filmde oynar; ama filmin arka planında yaşananlar hiç de neşeli değildir. Rol arkadaşı Suphi Kaner intihar eder. Kendisi de yakasını son gününe dek bırakmayacak ankilozan spondilit hastalığına sebep olan bir kaza geçirir çekimler sırasında. Ama şov devam etmelidir; oyunlar, filmler ardı sıra gelir.

Lüküs Hayat’ın efsanevi ismi
1964 yılında Cevat Fehmi Başkut’un “Küçük Şehir”inin ise ayrı bir yeri vardır Pekuysal’ın hayatında. Bu oyunda, ölüm onları ayırana dek evli kalacağı Ergun Köknar ile tanışır. Yıldırım aşkıdır aralarındaki, kuliste gelen evlilik teklifine “Evet” deyip atar kendini sahneye. 9 yıl sonra 3 kişi olur aile; Pekuysal, doktorlarının muhalefetine rağmen tek çocuğu Sait Ali’yi doğurur. 
Bu sırada sağlığı da gittikçe bozulur. Omurgası her yıl biraz da eğilir. Ama sahnede bambaşka bir Suna vardır; güçlü, enerjik ve de dimdik! 
Bugün Pekuysal denince ilk akla gelen oyunlardan biri olan ‘Lüküs Hayat’ 1984 yılında başlar. ‘Boncuur efenim boncuur’, ‘Seni ya lord ya da mort ederim’ repliklerini 14 yıl söyledikten sonra 1998’de yaş haddinden emekli olur Şehir Tiyatroları’ndan. Ertesi yıl, tiyatro sahnelerine son kez çıkacağı ‘Hasır Şapka”d’ konuk oyuncu olarak oynar. Filmografisi ise 2005’te rol aldığı ‘Hırsız Var’la noktalanır.
Bu arada televizyona da işler yapar; ‘İnce İnce Yasemince’, ‘Süper Baba’, ‘Evimiz Olacak mı?’, ‘Ekmek Teknesi’, ‘Çapkın’ ve elbette Özkan Uğur’a kök söktüren ‘Yeter Anne’...
Seyircisi onu en son 2006’da “Geçmiş Zaman Olur Ki”de görür, bir de Okan Bayülgen’in 2007 tarihli fotoğraf projesi “Pudra”da. Bayülgen’e “Ekmeğim, suyum, aşım, havam, her şeyim tiyatro. Herkes söyler ama ben bütün kalbimle isteyerek söylüyorum: Sahnede ölmek istiyorum” der.
Ne yazık ki gerçekleşmedi bu dileği Pekuysal’ın, 40 yıldır ona türlü eziyet çektiren omurgası izin vermedi buna. Ama ne gam; onu seyircisi hep sahnede, hep dimdik, hep sevgiyle hatırlayacak.

Devletin zirvesinden mesajlar
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: Suna Pekuysal, örnek sanatçı kişiliğiyle her zaman takdirle hatırlanacaktır. 
TBMM Başkanı Köksal Toptan: Büyük sanatçı Pekuysal’ın vefatı tiyatro, sinema ve televizyon dünyası için büyük kayıptır. 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Pekuysal, saygın kişiliği, sanatçı duyarlılığı ve duruşuyla daima saygıyla anılacaktır. 
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Milletin gönlünü kazanmış bir oyuncu olan Pekuysal’ın vefatından büyük üzüntü duydum.
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer: Pekuysal, kişiliği ve hizmetleriyle milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır.

Miraç Zeynep Özkartal / Milliyet

Dizi - Forum Not : 100'lerce filmiyle yüzümüzü gülümsetmiş, tiyatrolarıyla gönüllerde taht kurmuş, oynadığı dizilerle pek çok oyuncuya örnek olmuş olan Suna Pekuysal'a Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Mekanın cennet olsun Suna Abla...

Detaylar>>

21 Temmuz Dizi Rating

1 AKASYA DURAGI [NET] KAND 6,70 25,80
7 YAPRAK DOKUMU (TKR) [NET] KAND 3,00 22,60
8 AKASYA DURAGI (OZET) KAND 2,90 13,40
9 BENIM ANNEM BIR MELEK (TKR) [NET] ATV 2,90 12,60
14 MILYONDA BIR [NET] STAR 2,10 8,20
16 BKM MUTFAK ''COK GUZEL HAREKETLER BUNLAR'' KAND 1,90 14,90
20 SERVET AVCISI [NET] ATV 1,70 6,90
24 ELVEDA RUMELI (TKR) [NET] ATV 1,50 12,90
26 ANNEM (TKR) [NET] KAND 1,40 11,50
28 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 1,40 10,80
31 SELENA (TKR) [NET] ATV 1,30 11,30
32 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 1,30 4,90
34 DUDAKTAN KALBE (TKR)-OPT [NET] SHOW 1,20 11,40
35 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 1,20 9,40
38 CENNET MAHALLESI (TKR)-OPT [NET] SHOW 1,10 7,80
41 AKASYA DURAGI (TKR) [NET] KAND 1,00 9,90
42 BEZ BEBEK (TKR)-SABAH [NET] FOX 1,00 9,80
47 HATIRLA SEVGILI (TKR) [NET] ATV 0,90 10,20
48 KOCUM BENIM (TKR) [NET] TRT1 0,90 8,70
49 DUDAKTAN KALBE (OZET)-OPT SHOW 0,90 8,40
Detaylar>>

20 Temmuz Cumartesi Dizi - Rating

1 DUGUN SARKICISI [NET] KAND 5,50 21,20
3 GECE GUNDUZ. (TKR) [NET] KAND 3,00 16,40
10 DUGUN SARKICISI (OZET) KAND 2,30 11,00
14 SON AGA (TKR) [NET] STAR 2,00 13,00
26 AKASYA DURAGI (TKR) [NET] KAND 1,40 11,50
35 CESARETIN VAR MI ASKA (TKR) [NET] KAND 1,20 9,20
37 SIRLAR DUNYASI (TKR) [NET] STV 1,20 4,70
42 ASKIM ASKIM (TKR) [NET] K1 1,10 7,70
57 ELIF (TKR) [NET] ATV 0,80 7,40
61 BEZ BEBEK (TKR) [NET] FOX 0,80 5,80

Detaylar>>

Süper Babaanne Başlıyor...


Asuman Dabak, TRT için çekilen 'Süper Babaanne' isimli dizi için makyajla yaşlandırılacak.

TRT'nin yeni dizilerinden olan 'Süper Babaanne' dizisinde süper güçleri olan bir babaanneyi canlandıracak olan Asuman Dabak, makyaj ve perukla yaşlandırılacak. 

Senaryosunu Gani Müjde'nin yazdığı, yapımcılığını ise Avşar Film'in üstlendiği dizide 38 yaşındaki Dabak, plastik makyajla 65 yaşına getiriliyor. 

Milliyet Televizyon'un haberine göre; Temel Gürsu'nun yönettiği, dizide Türk sinemasının usta oyuncularında Yılmaz Köksal da yer alıyor.

Dizinin Hikayesi ise Şöyle :

Sakine Nine, küçük bir kasabada yaşayan, günlerini artık hayatta olmayan kırk yıllık hayat arkadaşı Ethem’in hasretiyle geçiren iyiliksever, tatlı bir ninedir. Eşber ve İlknur adında iki çocuğu olan Sakine Nine’nin torunları da vardır. Fakat çocukları İstanbul’da oturduğu için onları sık sık göremez. Fırtınalı bir günde, eşiyle evlendikleri zaman bahçelerine diktikleri keçiboynuzu ağacına yıldırım düşer. Yıldırım keçiboynuzlarını süper güçlerle donatır. Keçiboynuzundan ısırmasıyla birlikte bu olağanüstü güçlere sahip olan Sakine Nine yeniden doğmuş gibi olur. O artık süper babaannedir. 

Sakine Nine ilk iş olarak, İstanbul’daki çocuklarını ziyarete gider. Fakat orada hiç hoş bir manzarayla karşılaşmaz çünkü çocukları evliliklerinde mutsuzdur. Her ikisi de kaynanalarının baskısı altındadır. Artık bir süper kahraman olan Sakine Nine, görevine çocuklarının problemlerini çözmekle başlar. Bu arada Süper Babaanne, Şeşbeş ve Altındiş isimli azılı ve uslanmaz suçlular için de adeta bir kâbus olacaktır.

Oyuncular : Asuman Dabak, Mustafa Uzunyılmaz, Ceren Soylu, Alp Sunaoğlu
Yönetmen : Serkan Kızıldağ

Detaylar>>

Cumartesi Günlerinin de birincisi belli oldu ve Genco Cumartesi'nin en iyi dizisi seçildi kısa bir zaman sonra bu birinciler arasından yeni dizilerin de ekleneceği bir anketle en iyi diziyi oylayacağız...

Detaylar>>

19 Temmuz Cumartesi Dizi - Rating

Derman dizisi Cumartesi'nin 1.si oldu. Akasya durağı ise 23.00'de yayınlanan tekrarıyla 4. olarak ilerisi için iyi sinyaller veriyor. İşte dizilerde rating durumu...

1 DERMAN [NET] KAND 3,20 14,90
4 AKASYA DURAGI (TKR) [NET] KAND 2,70 14,40
10 YABAN GULU [NET] ATV 2,10 10,90
18 DERMAN (OZET) KAND 1,50 9,00
19 SON AGA (TKR) [NET] STAR 1,30 11,90
25 SELENA (TKR) [NET] ATV 1,30 6,60
47 ASKIM ASKIM (TKR) [NET] K1 0,80 7,30
49 AYRILSAK DA BERABERIZ (TKR) [NET] TRT1 0,80 6,50

Detaylar>>

Atv’de yeni bir dizi : Talih Kuşu

Atv, iddialı bir diziyi daha ekranlara getirmek için kolları sıvadı. Yönetmenliğini Atilla Cengiz’in yapacağı "Talih Kuşu" isimli dizinin senaryosunu çok beğenen atv İcra Kurulu Üyesi Kenan Işık, dizinin bir an önce yayına girmesini istemişti. Hazırlıkların hızla tamamlandığı dizinin başrol erkek oyuncu seçimi de sonuçlanınca, çekimlerin bu hafta içinde başlaması gündeme geldi. 

TRT kökenli Canan Evcimen’in kurduğu Maya Film’in yapımcılığını yaptığı dizide, "Köprü dizisindeki İpek Karapınar ile ’Sağır Oda’, ’Aşk Yeniden’, ’Sana Mecburum’ gibi dizilerde de rol alan genç oyuncu Ozan Dağgez başrolleri paylaşıyor. 

Yoğunluklu olarak Beykoz ve Anadolu Hisarı’nda çekilecek olan "Talih Kuşu" dizisinin diğer oyuncuları arasında Cavit Çetin Güner, Ayşe Kökçü, Cihat Tamer, Suna Selen, Nazlı Tosunoğlu, Selin İşcan da yer alıyor. 

Ağustos’un ilk haftası yayına girmesi beklenen dizinin senaryosunu ise son olarak Mahinur Ergun ile birlikte "Ezo Gelin" dizisinin senaryosunu da yazan Neslihan Eyüboğlu yazıyor.

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

Akasya Durağı & Çiçek Taksi


İlk tanıtımları döndüğünde bir çok kişi benim gibi düşünmüştür sanırım. İşte sonunda dizilerin taklitlerini yapmaya başlıyorlar...

Dizinin yayını az önce sona erdi. İlk izlenimim eğlenceli bir dizi olduğu yönünde. Ama aradaki benzerlik de gözümün içine bu kadar sokulmalı mıydı bundan emin değilim.

İlk benzerlik kuşkusuzErol Günaydın ile Zeki Alasya arasında. İkisi de bu rol için biçilmiş kaftanlar adeta. Babacan tavırlar ve saygı gören bir beyefendilik.Ramazan Abi, Nuri Baba olmuş. Daha şoförlüğe yeni başlayan birinin (bu sıralar pek popüler olan Onur Şan-Seyit-) arabayı çaldırmasını dahi büyük bir anlayışla karşılıyor Nuri Baba.

Çiçek Taksi'de Ömer'in çılgın tavırları ve şans oyunu tutkusunu "Hallederiz Kadir'de" (Sinan) görmek mümkün.

İzleyenler hatırlar Çiçek Taksi'de Kenan vardı hani okulunu bitirip avukat olmuştu. Aynısından Akasya Durağı'nda da mevcut, Hukuk okuyor ve avukatlık yolunda...

Çiçek Taksi'de Şeker Hastası olan Kazım (Ümit Yesin) vardı, onun rolünü de Cezmi Baskın Trakyalı şivesiyle devralmış.


Onur Şan'ı da Abuzer'e benzetmek mümkün Anadolu'dan İstanbul'a gelmiş saf bir delikanlı biri çaycıydı şimdiki şoför.

Çiçek Taksi'de bir Ekrem Bey vardı Manolya'nın patronu, Akasya Durağı'nda da oynuyor aynı konuşma tarzı ve hareketleriyle. Bu sefer durağın sahibi.

Şunu da belirtmek gerekir Çiçek Taksi'nin de Akasya Durağı'nın  da yapımcısı Türker İnanoğlu. Belli ki sevilen dizinin günümüz uyarlaması yapılmış.

Melek Baykal'ın bayan taksici olarak diziye ayrı renk katacağı kesin. Keşke taksicileri anlatılan bir diziyi zamanında çok tutmuş olana bu kadar benzetmeyip ayrı bir havada oluştursalardı. O zaman demiyecekmiydik benziyor diye? Elbette derdik ama bu kadar benzer taraflarla düşüncemizi destekleyemezdik...

Sonuç olarak yazı olumsuz gibi olsa da eğlenceli bir dizi olacağa benziyor, oyuncu kalitesi ve karakterlerin uyumu üst düzeyde seyircinin beğenmesi olasılığı yüksek (yarın rating sonuçları daha bir belirleyici olur). Buna rağmen bir başka diziyi sürekli akla getirmesi gördüğüm olumsuz taraf. 

dizi-forum.blogspot.com

Detaylar>>

Sina Koloğlu / Milyonda bir olsa!

Star'ın yazlık dizisi "Milyonda Bir"... Senaryo bildik. Hastanede çocuklar karışıyor. Karışsa da karışmasa da bütün hikâyelerimiz zaten bildik değil mi?
  
Çok izlenen dizilerin temaları temcit pilavı gibi aynı değil mi? Oturup da bu senaryoyu eleştirecek halim yok. Dizilerin farklarını ortaya koyan tek şey var; temcit pilavını iyi pişirmek. 

Bu da senaryo ve oyuncu seçimi ile oluyor. İşte bu dizinin en büyük handikapı oyuncu seçimi. Yani "Yaprak Dökümü" çok mu farklı çok mu bilinmez bir olay? Ama yazım ve oyuncu kadrosu alıp götürüyor. 

"Küçük Kadınlar" işte. Baştan olay belli. Hani damardan girmişler işte. Ana ve baba ölüyor çocuklar ortada ve oturdukları ev gidiyor yani, her şey bildik temalar. "Binbir Gece" farklı mı? Çıkar yaldızları silkele ortada ne kalacak? 

İzlenme oranı savaşında bildik temaların dibine vurulacak. Farklılık ve beğeni sonuçta bu bildik temaları güzel harmanlayan ve doğru oyunculara oynatan dizilerde olacak. 

Bana göre bir yanlış da ATV'den geliyor. "Elif" dizisi. Keremcem artık o eski pırıltısında değil. Bir zamanlar öyleydi.
Detaylar>>

Elveda Rumeli'nin albümü çıktı

Elveda Rumeli tutkunlarına müjde... Senaryosu kadar müzikleriyle de gönüllere taht kuran dizinin yüreklere dokunan müzikleri bir albümde toplandı.
  

Atv’nin sezon boyunca büyük ilgi gören yapımı “Elveda Rumeli”nin sevenlerine bir sürprizi var... Senaryosu kadar müzikleriyle de gönüllere taht kuran dizinin yüreklere dokunan müzikleri bir albümde toplandı. Tüm müzik marketlerde bulunan albümde bugüne kadar dizide kullanılan ezgilerin ve sözlü şarkıların yanı sıra; dizide kullanılmamış, Balkanlar’ın kültür zenginliğini yansıtan parçalar da yer alıyor.

Pek çok önemli projenin dizi müziklerini yapan müzisyenler Kemal Sahir Gürel, Erdal Güney, Hüseyin Yıldız, Ayşe Önder ve İrşad Aydın tarafından yapılan albüm ‘Kalan Müzik’ten piyasaya çıktı. 

Albümde; Erdal Güney, Özge Metin, Esra Çetiner, Gülçin Santırcıoğlu, Tuna Orhan, Sırat ile Muammer Ketencoğlu ve Kadın Sesleri Topluluğu’nun seslendirdiği şarkılar, oyunculardan Gülçin Santırcıoğlu ve Tuna Orhan’ın yaptığı bir düet, solist Yasemin Göksu’nun dizi içinde söylediği türkülerden bazıları, yine çok özgün bir durum olan seksen iki yaşında Makedonya’dan göçmüş Makedonya’nın en büyük bestecisi olarak tanımlanan Hayri Demirovski’nin seslendirdiği kendi bestesi olan Makedonca bir parça, Ayça Damgacı ve arkadaşlarının oluşturduğu Balkan grubu’nun söylediği Arnavutça bir parça yer alıyor.

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

4 Temmuz 2008 Cuma - Dizi Rating

3 BABA OCAGI [NET] STAR 4,1 16,8
5 AVRUPA YAKASI (TKR) [NET] ATV 3,3 14,2
10 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 2,4 21,3
13 HEPIMIZ BIRIMIZ ICIN (TKR) [NET] KAND 2,1 9,5
19 SELENA (TKR) [NET] ATV 1,7 14,8
25 CESARETIN VAR MI ASKA (TKR) [NET] KAND 1,5 14,3
26 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 1,5 13,3
27 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 1,5 6,3
28 SENDEN BASKA (TKR) [NET] ATV 1,4 11,1
32 ASI (TKR) [NET] KAND 1,3 10,1
35 CENNET MAHALLESI (OZET.) [NET] SHOW 1,2 11,0
36 RUHSAR (TKR) [NET] KAND 1,2 10,3
37 ARKA SIRADAKILER (TKR) [NET] FOX 1,2 10,3
38 UNUTMA BENI [NET] FOX 1,2 9,5
42 KAVAK YELLERI (TKR) [NET] KAND 1,1 12,4
49 BEZ BEBEK (TKR)-SABAH [NET] FOX 1,0 10,0
50 ANNEM (TKR) [NET] KAND 1,0 8,7
51 IHLAMURLAR ALTINDA (TKR) [NET] KAND 1,0 7,6
Detaylar>>

"Elif" Başlıyor...

atv'nin yaz bombaları arasında yer alan 'Elif', yarın akşam izleyiciyle buluşacak. Genç kızların sevgilisi Keremcem ile Yeşilçam'ın yıldızlarından Suna Yıldızoğlu'nun kızı Yasemin Allen'in başrol oynadığı 'Elif'; hem konusu hem de güçlü kadrosuyla herkesi ekrana bağlayacak. Bülent İşbilen'in yönettiği 'Elif'in bir aşk dizisi olduğunu söyleyen Keremcem ve Yasemin Allen, çekimlerine Ağva'da başlanan projeyi anlattı.

İNANDIRICI BİR SENARYO

* 'Elif' nasıl bir dizi oldu? 

KEREMCEM: İnsanların seyretmekten çok hoşlanacağı bir aşk dizisi oldu. Çok sağlam konusu ve yapısı var. Benim projeyi kabul etmemin en önemli sebebi de bu. Son dönemde çok fazla senaryo okudum. En düzgün kurulmuş, inandırıcı bir hikayesi olan 'Elif'ti... Yani, üçüncü bölümden sonra saçmalamayacak! Konunun nereye varacağının belli olması ve hikayenin sadece benim üzerime kurulmaması hoşuma gitti. Umarım beni sevenlerin yüzünü kara çıkarmam.

YASEMİN ALLEN: Dizi tatlı bir romantik komedi ama aynı zamanda dram unsurları da taşıyor. İçinde aşk da, entrika da var. Keremcem'le birbirimize de çok yakıştık. 'Elif'; herkesin kendinden bir şeyler bulup, sevebileceği bir hikaye.

* Nasıl karakterleri canlandırıyorsunuz? Y.A.: Benim oynadığım 'Elif', çok masum ve mutlu bir kız. 3.5 yıl cezaevinde yatmış. Kendine sert bir kabuk oluşturmuş. Çok iyi niyetli bir kız ve iftira sonucu cezaevine düşmüş. Aslında o sert kabuğun içerisinde yumuşacık bir kalp var. 
KEREMCEM: Benim canlandırdığım 'Ahmet', aile baskısı altında yaşayan biri. Maddi olarak çok rahat yetiştirilmiş. Kendini araba tamir etmek gibi hobilere veriyor. Bazen bu işleri hayatının merkezine de koyabiliyor. Hayata tutunacağı yeri bilmediği için böyle işlerle uğraşıyor. Tek tutunacağı şey aşk ve ona rastlayınca da allak bullak oluyor.

* 'Elif' ile 'Ahmet' size ne kadar benziyor? Y.A.: Haksızlığa karşı hissettiği şeylerde aynıyız ama Elif benden daha yumuşak.

KAMERA KARŞISINDA BÜYÜYOR

* 'Ahmet'in 'Aşk Oyunu'ndaki 'Sarp'la benzer tarafları olduğunu görüyoruz... 
KEREMCEM: Yani özellikle öyle bir seçim yapmadım açıkçası. Tahmin edersiniz ki bir sürü dizi projesi geldi. Ama bu senaryoyu okuduğumda bir şey beni çekti ve hâlâ da beni çekmeye devam ediyor. Bu his önemli bir şey. Hikaye 'Aşk Oyunu'na benzemiyor ama benim rolüm görüntü itibariyle oradaki karaktere benziyor.

* Partneriniz Yasemin Allen ilk kez oyunculuk yapıyor... Onun için neler söyleyeceksiniz?
KEREMCEM: Yasemin'in kameraya bakışından bile bu işi çok iyi kıvıracağı belli oluyor. Kameraya çok yakışıyor. Bazı insanlar kamera karşısında büyür, Yasemin de öyle biri. İnşallah insanlar da bizi birbirimize yakıştırır.
n Peki siz ilk diziniz için heyecanlı mısınız? 
Y.A.: Bu projede kendimin biraz şanslı olduğunu düşünüyorum. Birlikte çalıştığım insanlar ve senaryo çok düzgün. Sağlam bir ortam var. İlk işim olmasına, oyunculuk tercrübem olmamasına rağmen insanların bana gerçekten inancı var. Bu yüzden kendimi daha rahat hissediyorum. Kasılmıyorum, gerilmiyorum...

* Oyunculuk birikiminiz var mıydı? Y.A.: Lisede hem tiyatro ve televizyon oyunculuğu eğitimi aldım. Sekiz yıldır Avusturalya'da yaşıyordum. Annemle kardeşimi görmek için tatile Türkiye'ye geldim. Sonra da kalmaya karar verdim. Ardından da 'Elif' için teklif aldım.

Mustafa KIZIL / Sabah

Detaylar>>

Köşe Yazısı : Arka Sokaklar Sezon Finali'nde Neler Oldu ?

Kanal D'nin bu yıl flaş dizilerinden biri kuşkusuz "Arka Sokaklar"... O da sezon finalini yaptı. Dizi kahramanları şehir dışı ve ülke dışı diye ikiye ayrıldı. Bir de PKK olayı kattılar.
  

Zeynep gidiyor

Dizimizin kahramanlarından Zeynep, sınav kazanıp yurtdışına gitmeye karar verdi. Ve havaalanına doğru yola çıktı. Murat geç uyandı. Onun peşine düştü. Bu arada Tunç evladımız da bir nevi AISEC olayı yaşamaktadır. Efendim bu burs pek bilinir. Ülkemizin önemli liselerinin çocukları bu burs ile yurtdışına gider. Burada tabii Tunç'un halası var. O çağırmıştır Amerika'ya. Mesut pek bir üzgündür. Tunç'un saçları epey uzamıştır, hastalık kalmamıştır. 

Bir de Pınar çıkar ortaya. O da konser vermek üzere şehir şehir gezecektir. Rıza Baba pek hoşlanmaz bu durumdan. Çünkü âdet ve örflerimize uymamaktadır! Bu benim yorumum. Pınar malum nişanlı. Rıza Baba nişanlısı Ali'yi devreye sokar göndermemesi için, ikna turları için. Yahu kızcağız başarmış konser vermeye gidecek. Aile ve de nişanlı "olmaz" diyor. Niye böyle bir senaryo yaparlar? Bırakın gitsin kız ve de nişanlısı mesela şöyle desin; "Rıza Baba benim nişanlım sanatçı. Konsere gidince nişan bozulmaz"...

PKK tuz biber

Dizimiz finalinde PKK motifi yer aldı. Daha çok "adi suçların" yer aldığı dizi, finale "politik sos" koymayı tercih etmiş. Ama olay da yansıması açısından pek bir kara mizah. 

PKK militanı, milletin kalabalık olduğu yerde bombalı eylem gerçekleştirecek. O yer de asker uğurlamasının olduğu terminal. Ekip olaya el koyar. Mesut bomba yüklü çantayı açar ve bağlantıları, kerpetenle kıtır kıtır kesip etkisiz hale getirir. Amerikan filmlerinde bombalar, epey uzun zaman sonra imha ediliyordu ve bu sahneler uzun zaman alıyordu. Bizde ise Mesut, beş dakikada işi bitirdi, bomba imha uzmanlarına gerek kalmadı hatta! 
Anlıyorum dizinin sezon finali böyle ağdalı olsun istemişler. Ama şekeri fazla kaçırmışlar. Yine de önümüzdeki sezon bildik şekli ile devam eder ve bizde keyifle izleriz.


Sina Koloğlu / Milliyet

Detaylar>>
 
Tv'de Dizi 2007 - 2010 | Tema Dizayn : TNB ©2010