1 2 3 4




Okan Bayülgen'le Disko Kralı - Kingodisko - Canlı Yayın

Eğer yayını göremiyorsanız dns ayarlarınızı değiştirin...
Ağ bağlantılarım->ağ bağlantılarını görüntüle -> yerel ağ bağlantısı sağ tıkla -> özellikler ->internet iletişim kuralları (TCP/IP) 'nı seç aşağısındaki özelliklere tıkla -> aşağdaki DNS sunucu adreslerini kullanı işaretle -> yeğlenen dns sunucusu : 208.67.222.222 , diğer dns sunucusu : 208.67.220.220 -> tamam -> tamam
bundan sonra justin tv yayınlarını izleyebilirsiniz.
İyi Seyirler...


Yayın Sona Ermiştir...

Detaylar>>

Kavak Yelleri - Kanal D Canlı Yayın

Eğer yayını göremiyorsanız dns ayarlarınızı değiştirin...
Ağ bağlantılarım->ağ bağlantılarını görüntüle -> yerel ağ bağlantısı sağ tıkla -> özellikler ->internet iletişim kuralları (TCP/IP) 'nı seç aşağısındaki özelliklere tıkla -> aşağdaki DNS sunucu adreslerini kullanı işaretle -> yeğlenen dns sunucusu : 208.67.222.222 , diğer dns sunucusu : 208.67.220.220 -> tamam -> tamam
bundan sonra justin tv yayınlarını izleyebilirsiniz.
İyi Seyirler...

Yayın Sona Ermiştir...

Detaylar>>
Gün geçmiyor ki bir dizi daha arşivlerdeki yerini almasın... Bir dizi daha ekranlara veda etti. Cevap bir tık ötede...


Kalpsiz adam dizisi ratinglerde tutunamayınca Star ekranlarına veda etti. Dizi geçtiğimiz cumartesi 46'ncı olmuştu...

Detaylar>>

Kıvanç Tatlıtuğ Rol Arkadaşını Övdü...



Beyazıt Öztürk’ün Kanal D’deki şov programına aynı dizide rol aldığı genç oyuncu Hazal Kaya ile konuk olan Kıvanç Tatlıtuğ, rol arkadaşını övdü. Peki neydi bu sözler ? (Ayrıntılar Bir Tık Ötede...)




Tatlıtuğ, henüz 18 yaşındaki genç oyuncu için "Son derece yetenekli bir insan ve çok da güzel aynı zamanda" dedi.

Daha önce Genco dizisinde rol alan Hazal Kaya, "Genco bitti ve bir anda ’Aşk-ı Memnu’nun senaryosu geldi. Görüşmeye gittim ve olduğu haberi geldi sonrasında" diyerek çekimlerin de keyifli geçtiğini anlattı. 

Halit Ziya Uşaklıgil’in romanından diziye uyarlanan ’Aşk-ı Memnu’nun romanını okuduğunu belirten Kıvanç Tatlıtuğ, Proje başlamadan önce, anlaşma yapılmasının ardından romanı okuduğunu vurgulayarak, "550 sayfa olması lazım. Çok da kalın bir roman. Çok sürükleyici zaten. Türk televizyon tarihinin ilk dizisi aynı zamanda ’Aşk-ı Memnu’. Şimdi ikinci versiyonu çekiliyor. dönem farkını ortaya koyarsak benzerlikler var ama zaman, yaşadığımız yerler, mekanlar farklı. Hikaye tamamen aynı gidiyor" diye konuştu.
Detaylar>>

Melekler Korusun Başlıyor

Tims Productions’ın yapımcılığını üstlendiği, yönetmenliğini Cevriye Demir’in yaptığı “MELEKLER KORUSUN” adlı dizi çok yakında Show TV ekranlarında izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor.

Öykü ve senaryosu Eylem Canpolat ile Sema Ergenekon’a ait olan dizi de HÜMEYRA, AVNİ YALÇIN, ÖZGE ÖZPİRİNÇCİ, ROJDA DEMİRER, SERKAN ALTUNORAK, MAHPERİ MERTOĞLU, YILDIZ KÜLTÜR, TANER BARLAS, ALPER SALDIRAN, SELİN ŞEKERCİ, ŞAMİL KAFKAS, CEM AKTAŞ, ROMİNA ÖZİPEKÇİ gibi önemli isimler rol alıyor.

Dizinin müzikleri ise Cem Özkan – Bolahenk tarafından yapılıyor. Balıkesir’de başlanan dizinin çekimleri İstanbul’da devam ediyor.

DİZİNİN KONUSU

İnsanın en deli zamanlarıdır gençlik... Hata yapmaya en yatkın olunan yıllar... Dünya keşfedilmesi gereken, eğlenceli bir yokuştur. Ama hemen yanı başımızdaki, bize yürümeyi, konuşmayı öğreten annelerimiz bilir ki; o yokuştan her an baş aşağı düşebilirsiniz... İşte o zaman bizimle birlikte annelerimizin de canı yanar... Hayatımıza konmuş meleklerdir onlar...

İpek hayallerinin peşinden cesaretle koşabilen 17 yaşında bir genç kızdır. Hayatın hiçbir isi, pası sinmemiştir ona. Annesi Melek de en çok bu yüzden korkmaktadır... Çünkü bu zamana kadar bütün kötülüklerden koruduğu kızı, İstanbul’a gidip oyunculuk okumak istemektedir. Melek hayatında ziyaretler dışında Balıkesir’den dışarıya adımını atmamıştır. Büyük şehirlerin türlü kötülüklerle dolu olduğunu bilir de, onlarla nasıl başedilir. Onu bilmez. Bu yüzden de göndermek istemez İpek bakışlısını... İpek’ten önce bir çocuğu daha olmuştur. Ama onu ecel almıştır elinden... Ama Melek şimdi çok kararlıdır. Biricik kızını kimseye teslim etmeyecektir. Özellikle de İstanbul’a ve şaşalı hayatına...
Televizyon Gazetesi
Detaylar>>

Yaprak Dökümü'nden Eski Şevket'e Jest



Yaprak Dökümü’yle yolları ayrılan Şevket karakterini canlandıran Caner Kurtaran’a bu haftaki bölümde nasıl bir jest yapıldı? (Ayrıntılar bir tık ötede)

Sevilen dizi yaprak dökümünde yeni Şevket (Hasan Küçükçetin)’in sadece saçlarının göründüğü bölümün sonunda yayınlanan jenerikte Caner Kurtaran’ın fotoğrafı üzerine “Caner Kurtaran’a emeklerinden dolayı teşekkür ederiz” şeklinde bir mesaj yayınlandı…
Detaylar>>

Kurtlar Vadisi Hangi Kanalla Anlaşıyor ?

Kurtlar Vadisi'ne talip olan kanallara bir yenisi daha eklendi.
Show TV ile maddi aksaklıklar nedeniyle yollarını ayıran Kurtlar Vadisi ekibi yeni kanal arayışlarını sürdürüyor. 


Kurtlar Vadisi yayına girdiği ilk günden bu yana Show TV ve Kanal D arasında gidip gelmişti. Show TV'de yayın hayatına başlayan dizi önce Kanal D'ye ardından yeniden Show TV'ye transfer olmuştu. 

Son olarak da 2009'un son çeyreğinde yaşanan ekonomik kriz dalgası nedeniyle Pana film ile Show TV'nin arası açılmış, Pana film bölüm ücretlerini alamadıklarını açıklayarak diziyi yayından kaldırtmıştı. 

İşte ne olduysa bundan sonra oldu... 

Önce Kanaltürk ile ATV ardından Kanal D sonra Kanal 7 ve TRT 1 derken neredeyse tüm televizyon kanallarının adı rating rekortmeni dizinin taliplisi olarak gündeme geldi. 

Ancak tek bir kanal unutuldu !

İşte o kanal tartışmaların gölgesinde diziyi kendi ekranlarına çekebilmek için kolları sıvadı...  (Ayrıntılar bir tık ötede...)

Kurtlar Vadisi'ni kendi ekranlarına çekmek isteyen kanal, Murdoch'a ait FOX'tan başkası değil... 



Evet, Fox "Bez Bebek kanalı oldu" eleştirilerinin gölgesinde müthiş bir rating transferi için dört koldan çalışıyor. 

Edindiğimiz bilgilere göre daha anlaşma tamamlanmış değil ancak Kurtlar Vadisi ekibi ile Fox'un her an anlaşabileceği konuşuluyor. 

Yine edindiğimiz bilgilere göre eğer Kurtlar Vadisi için Fox ısrarcı olursa karşısında bir de rakibi olacak. Diğer kanallardan ziyade Kurtlar Vadisi Fox ile Kanaltürk arasında büyük bir kapışmaya sahne olacağa benziyor...

HABER3.COM

Detaylar>>

Yeni Anketlerimiz Yayında

pana filmPana Film Show Tv ile maddi sorunlarını henüz çözebilmiş değil.Olası kanal değişikliği ihtimali karşısında sizlerin düşüncelerini alalım :

Eşref Saati ve Kurtlar Vadisi Anketlerimiz Sitemizin Alt ve Üst Bölümünde Oylarınızı Bekliyor... 

Detaylar>>

Gonca Doğuracak Mı?


Annem dizisi senaristi Gamze Özer konuştu : 

 "Gonca bebeğini doğuracak. 17 yaşında aldığı bu kararın bedelini nasıl ödeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Okuldan ayrılma, anneliği öğrenme, sosyal hayatın içinde duruşunun değişmesi, 'Gonca hamile kaldı' diye diziyi topa tutanların, dizinin içinde sokakta Gonca'yı topa tutuşları, o mahalle baskısı içinde psikolojik dalgalanmalar yaşayan Gonca ve tutunduğu Başar, tutunduğu ailesi..."

Milliyet

Detaylar>>


Bir fenomen haline gelen Adanalı dizisinin Yavuz komiseri Oktay Kaynarca dizinin önümüzdeki hafta ekrana gelecek bölümlerinde “Cincır”a bindi…

İstanbul Emniyeti’ndeki polislerin yeni yeni kullanmaya başladığı mucize alete bir polisi canlandırdığı için binen Oktay Kaynarca’nın cincırlı sahneleri epey ilgi toplayacağa benziyor…
(Uçankuş)
 
Detaylar>>

Trt'den Yerli LOST


TRT dünyada büyük ilgi uyandıran Amerikan yapımı "LOST" dizisinin bir benzeri ile atak yapmaya hazırlanıyor.

 
6 ay süren çekimlerin ardından TRT'ye sunulan 13 bölümlük "Göl" dizisine TRT yönetiminden vize çıktı. Dizinin demo çekimlerini izleyen TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin özellikle senaryosunu çok beğendiği Göl dizisinin TRT'de yayınlanmasını istedi. 

ÖLÜMSÜZLÜĞÜN İZİ

Yerli Lost'un çekimlerinde özellikle İznik Gölü kıyıları ağırlıklı kullanılacak. Seti Amerikan dizisine oldukça benzeyen yerli yapımın konusu ise, Lost'tan farklı. Göl'ün altında olduğuna inanılan sualtı kentinin içinde yer alan, herkesin ulaşmaya çalıştığı İznik'in simgesi olan çinilerden birinde rastlanan ölümsüzlük madeni ve bu esrarengiz madeni ele geçirmeye çalışan birtakım kişiler ve bunun sonucunda oluşan doğa üstü olayları araştırmak için kasabaya, belediye başkanı tarafından davet edilen bir araştırma ekibi var. Bu ekibin etrafında dönen gizemli olaylar anlatılıyor. Yönetmenliğini Enver Özüstün'ün yaptığı dizide "Hırsız-Polis" dizisi ile akıllarda kalan Timuçin Esen'in yanısıra Hakan Eratik, Arda Kural, Seda Akman, Ezgi Asaroğlu bulunuyor.

YAKUP BULUT / YENİ ŞAFAK

Detaylar>>

Annem dizisine tepki yağıyor

"17 yaşındaki bir lise öğrencisi kızın, kendisinden yaşça çok büyük birinden hamile kalması ve ısrarla çocuğunu doğurmak istemesi, okurlarımızı adeta "galeyana" getirmiş durumda. Bir genç kıza yakışmayacak ifadelerin yanı sıra, annesinin de bu konuda kızını destekliyor olması, tepkilerin çığ gibi büyümesine neden oluyor. Ayrıca, babanın, kızını, metresinin evine getirmesi de bunca olayın üzerine tüy dikiyor. Ekran başındakilerin en büyük itirazı, yasadışı ilişkiden çocuk sahibi olan kızın, aile tarafından hoşgörüyle karşılanıp, desteklenmesi. Bunun, kendi çocuklarına kötü örnek teşkil ettiğini savunuyorlar."


Yüksel Aytuğ / Sabah

Detaylar>>

Dizideki gibi aile olduk

atv'deki 'Elveda Rumeli' dizisinin oyuncularından Şebnem Sönmez, CNNTURK'teki 'Nası Yani?' programına, dizideki partneri Erdal Özyağcılar ve Tolgahan Sayışman ile birlikte konuk oldu. 

50. bölümü yayınlanan dizideki ekiple bir aile gibi olduklarını anlatan Şebnem Sönmez, "Bir dizinin içindeymişim gibi gelmiyor bana. Oradaki çalışma halimizi, tempoyu bir kenara bırakırsak, o kadar gerçek dışı bir gerçeklik içinde ki, enteresan bir şekilde herkes birbirine çok kaynaşmış durumda, öyküye karakterlere. Sanki biz orada, kostüm ve dekoru unutursanız eğer ekranda gördüğünüz ailenin dışında orada koca bir aile var. Onların içerisinde yaşanıyor her şey ve hepsi çok gerçek aslında" diye konuştu.

Dizinin yurtdışında çekilmesi nedeniyle hep birarada olmalarının ve çekim yaptıkları mekanlarda yaşamalarının da bir aile gibi olmalarını sağladığına dikkat çeken Şebnem Sönmez, "Biz bu işi Türkiye'de çekseydik, çekimden sonra evimize gidecektik. Belki telefonlaşıp bir yerlerde buluşacak ve yine aile gibi olacaktık ama yurtdışındayız, evimizden uzağız ve gerçekten bir gurbet var orada" dedi. 

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

Yüksel Aytuğ : Azrail sette bekliyor!

Şimdilerde pek çok dizinin senaristi, oyuncu sayısını azaltabilmek için bazılarını öldürmek, bazılarını da seyahate göndermek için kalemlerinin ucunu sivriltmeye başladı.
 

Dizilerde ekonomik kriz nedeniyle bütçe kısıtlamasına gidilmesi, senaristleri de zor durumda bıraktı. Bazı başrol oyuncuları ücretlerinde geri adım atmaya yanaşmayınca, çaresiz kalan yapımcılar, senaristlerden kadroyu kalem ucuyla "azıcık yontmalarını" istediler. Şimdilerde pek çok dizinin senaristi, oyuncu sayısını azaltabilmek için bazılarını öldürmek, bazılarını da seyahate göndermek için kalemlerinin ucunu sivriltmeye başladı. Pazartesi sabahı ise Radyo Klas’taki bir dinleyici anketine şahit oldum. Dinleyicilere yerli dizilerde öncelikle hangi karakterlerin "eksiltilmesi" gerektiği soruldu. Anket devam ediyor. Azrail elinde orağı ile sette hazır beklerken, dizi oyuncuları da senaristlerin huzurunda "kalemlerinin kırılacağı" o ana hazırlanıyorlar. Görünen o ki, yeni dönemde dizilerin karakteri zayıflayacak!.. (Yanlış anlaşılmasın, karakter sayısında kısıntıya gidilecek demek istiyorum) Krizi aşmaya yönelik bir başka yöntem ise bir oyuncunun aynı dizide birden fazla karakteri canlandırması. Bu yöntemi şimdilik Avrupa Yakası’nda Binnur Kaya (Hem Şahika, hem Dilber Hala rolünde) ve Elveda Rumeli’de Tuna Orhan (Terzi Hasan ile padişah rolünde) uyguluyor. Duyduğuma göre yakında ekrana gelecek yeni bir komedi dizisinde iki ayrı karakteri canlandırması için ünlü oyunculara teklif götürülmüş. Bakalım bu "karakter bölünmesi" oyuncular ve seyirciler üzerinde nasıl bir etki yaratacak... 

Yüksel Aytuğ / Sabah
Detaylar>>

Gece - Gündüz Canlı Yayın

Gece - Gündüz Yayını Sona Ermiştir...

Detaylar>>

Akasya Durağı - Kavak Yelleri - Disko Kralı Canlı Yayını

Yayınımız Sona Ermiştir...

Detaylar>>

Beyaz Show İzle - Kanal D Canlı Yayın

 Beyaz Show'un Bu Geceki Konukları : Funda Arar, Vildan Atasever, Ahmet Saraçoğlu, Action Team Karizma Show...
 
Yayın Sona Ermiştir...
Detaylar>>

Annem Dizisi - Kanal D Canlı Yayın

ANNEM - DİZİ YAYINIMIZ
SONA ERMİŞTİR...

Yarınki Program Akışı :
20.45 - Asi
23.00 - Beyaz Show

Detaylar>>

Kanal D Canlı Yayın - Küçük Kadınlar + Binbir Gece

Bu Akşamki Dizi Yayınımız
Sona Ermiştir...

Detaylar>>

Canım Ailem Dizisi Başlıyor...

 

Hikaye Karayip açıklarında lüks bir “Cruise” gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Samim, yıllar sonra terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede oturmaya başlar... Samim’in gemiden arkadaşı Ali(Ozan Güven) ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş… Ali günlerce kendini terk eden Ahsen’in izini sürer. Sonunda İstanbul’a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul’a gelir. İstanbul’da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan aşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur… 

Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte... Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır...

Canım Ailem - Bölüm 1 - 18 Kasım 2008 - 20.00

Dizi - forum dileği : Atv'nin dizisine sahip çıkmasını umuyoruz...

Detaylar>>

Rating Ölçümü Sorgulanıyor...

ATV Ana Haber Bülteni, son günlerin en çok tartışılan konusu “Rating Skandalı”na el attı!...


Denek listelerinin elden ele dolaşıldığı iddia edildiği şu günlerde ATV Ana Haber Bülteni, “Televizyon rating ölçümlerine neler oluyor?... Ratingler üzerinde tartışma’’ başlıklı haberinde Televizyon dünyasının ünlü isimlerine mikrofon uzatarak bu konuyla ilgili görüşlerini aldı…

Yapımcı Can Tanrıyar "Reklamlar normal programlardan daha çok izleniyor, reklamda ratingler inanılmaz yükseliyor. Hesabı artık tutturamıyorlar. Bir örnek vereyim, herkes Milli maça gidiyor ama bu ratinglere asla yansımıyor. Yıllardır ratingleri takip eden biri olarak son dönemdeki gibi bir rating rezilliği görmedim herkesin bunu kabullenmesi lazım.’’ dedi. 

Sabah Gazetesi TV eleştirmeni Yüksel Aytuğ ise "Ülkemizde ihaleler bile canlı yayında yapılıyor. Ölçümlerin anında duyulacağı ve denetlenme yetkisine sahip bir sivil toplum kurulu lazım. Çünkü bu işte milyarlarca dolarlık reklam pastası var. Bu konuda şeffaf olmak lazım." 

Haberde, RTÜK Başkanı Zahid Akman da ratinglerle ilgili sıkıntı olduğunu ve bu konuda çalışmalar yapıldığını açıkladı.

İbrahim Tatlıses’in kendi programında yapmış olduğu "Bu ratingler asla gerçekleri yansıtmıyor, 10’ncu olmuşum veya 35’nci olmuşum hiç fark etmiyor. Bu sonuçlara inanmıyorum. Benim gibi ATV yönetimi de bunun farkında. Bu sefer rating olayında çok kişinin canı yanacak." açıklamalarına yer verildi.

Rating rekortmeni dizi Kurtlar Vadisi’nin yapımcı şirketi Pana Filmin rating isyanına da haber bülteninde geniş yer verildi. 

Bakalım "Rating Skandalı"yla ilgili yapılan bu tartışmalara AGB nasıl bir yanıt verecek?

Uçankuş

Detaylar>>

Avrupa Yakası 170. Bölüm Özeti



Ekonomik kriz dergiye yansımıştır. Bir kişinin işten çıkarılması ve bunun çalışanlar tarafından gizli oyla belirlenmesi gerekmektedir. Burhan, Makbule ve kendisi hakkında büyük bir yalan söyleyerek işini korumak için kulis yapar. Bu esnada, ek gelir olarak Yaprak'ın menajerliğine soyunur ama anlaştığı gece kulüpleri bekledikleri gibi yerler değildir.

Babanın, Volkan ve arkadaşlarının muhallebicide bedava karın doyurmasını yasaklamasından sonra, İzzet'in önderliğinde düğün, hatta cenazelere davetli gibi gidip karın doyurma dönemi başlar. Ancak bu uygulama ustalık istemektedir ve tehlikeleri vardır.

Dilber Hala ile babanın arkadaş olması ihtimalini sezen Aslı ve Volkan, babayı başka alanlara vakit ayırmaya yönlendirirler. Ancak Tahsin Sütçüoğlu, herşeyi olduğu gibi bunu da çok ciddiye alır!

Bu arada Şahika ve Volkan, ilk randevularını en sonunda yaşarlar!
Detaylar>>

Arka Sokaklar ve Yol Arkadaşım İzle - Kanal D Canlı Yayın

KANAL D CANLI DİZİ YAYINIMIZ BU AKŞAMLIK SONA ERMİŞTİR...

18.11.2008 Dizi - Yayın Akışı :

20.00 - Küçük Kadınlar (23. Bölüm)
22.00 - Binbir Gece (74. Bölüm)

Detaylar>>

Yaprak Dökümü - 88. Bölüm ( Online İzle - Tek Part)

Beğeniyle İzlenen Yaprak Dökümü Dizisinin 88. Bölümü

Media Player Üzeriden Play'e basarak zahmetsizce izleyebilirsiniz. Tam Ekran izlemek için görüntü üstünde sağ tıklayıp tam ekran seçeneğini işaretleyiniz. İzlemek için "Devamını oku"ya tıklamalısınız...

İyi Seyirler...

 
 
 

(www.kanald.com.tr)

Detaylar>>

Aşk-ı Memnu 8. Bölüm Full (İnternetten İzle-Tek Part)

 

 Beğeniyle İzlenen Aşk-ı Memnu Dizisinin 8. Bölümü

Media Player Üzeriden Play'e basarak zahmetsizce izleyebilirsiniz. Tam Ekran izlemek için görüntü üstünde sağ tıklayıp tam ekran seçeneğini işaretleyiniz.İzlemek için "devamını oku"ya tıklamalısınız...

İyi Seyirler...


 
 
(www.kanald.com.tr)

Detaylar>>

Gece Gündüz Dizisini Online İzle

Gece Gündüz - Online İzle


Gece Gündüz Dizisi Canlı Yayınımız Sona Ermiştir...
Detaylar>>

Oktay Kaynarca Polis Rolünde

Oktay Kaynarca, 7 Kasım'da atv'de ekrana gelecek olan 'Adanalı' dizisiyle dönüyor! Kaynarca, bu kez bir polisi canlandıracak.


Ünlü oyuncu Oktay Kaynarca 7 Kasım Cuma akşamı atv'de başlayacak 'Adanalı' adlı dizide bir polis olarak karşınıza çıkacak. Başrolleri Selin Demiratar ve Mehmet Akif Alakurt'la paylaşan Kaynarca, bu diziyle çok iddialı olduklarını söylüyor ve ekliyor: "Ben milletimi tanırım! Bu hikayeyi çok sevecekler."

* Polisiye, komedi ve Tayfun Güneyer biraraya gelince, 'Adanalı' bana 'Yılan Hikayesi' dizisini hatırlattı.
Benziyor da benzemiyor da! Tayfun'un kendine has bir tarzı var. Absürd gibi duran ama 'Evet aslında böyle de olabilirmiş' deyip, seyirciyi eğlendiren bir tarz. Mesela 'Yılan Hikayesi'nde ilk aklıma gelen sahnelerden biri; Memoli'nin bütün İstanbul'u koşarak gitmesiydi. Ama 'Hadi lan, böyle şey de olur mu?' demezdik. Bu dizide de aynen 'Hadi canım' dedirtecek sahneler olacak. Ama seyirci gerçeklikten de uzaklaşmayacak. Durumu öyle kabullenip, hem eğlenecek hem de aksiyonun peşine takılacak.

DİZİ PATLAMALI ÇATLAMALI DEĞİL!

* Dizide iki can düşman var; biri 'Maraz Ali' diğeri 'Adanalı'... Nedir bunların hikayesi?
Aslında düşmanlıkları birinin kanun adamı diğerinin de 'kanunsuzluk' adamı olmasından kaynaklanıyor. Yani birbirlerinden nefret etmiyorlar, hatta çocukken birlikte büyümüşler. 'Adanalı'ya 'Maraz Ali'nin annesi bakmış. Fakat buna rağmen işi ağır basıyor ve 'Babam bile olsan peşine düşeceğim' diyor. Maraz Ali de 'Tabii senin işin bu, yakalayabilirsen beni yakala!' diyor. Bir süre sonra diziye bir aşk da dahil oluyor. O da Selin Demiratar'ın oynadığı İdil karakteri. İdil özel olarak o birime getirilmiş üst düzey bir polis. Kontrol edilmesi güç olan 'Adanalı', bir de onunla uğraşıyor.

* Bir polis ve bir suçlu olduğuna göre İstanbul sokaklarında bir kaçıp kovalamaca da yaşanacaktır. Sizi zorlayacak sahneler olacak mı?
Bizimki diğer dizilerde gördüğümüz gibi çok 'patlamalı çatlamalı' olmayacak. Gerekirse yapılacak ama aksiyon sadece bunlarla yaratılmıyor. Aksiyon bazen diyaloglarla da yapılabilir. Öyle bir bölüm yazarsınız ki, 50 tane araba patlatmaktan daha etkili bir aksiyon haline gelir. Bizimki de daha çok durum komedisini ortaya çıkaracak şeyler olacak.

KESKİN NİŞANCI OLMAMA GEREK YOK!

* Polis olduğunuza göre silah da kullanacaksınız. Silahlara merakınızın olduğu da biliniyor. Bu durumun role hazırlanmanızda da olumlu bir etkisi olacak mı?
Evet, ben poligonu severim. Ama mesela böyle bir rol için bir oyuncunun illa poligona gitmesi, keskin nişancı olması ya da silahlarla haşır neşir olması gerekmiyor. 'Mış' gibi yapar, olur biter. Selçuk Yöntem mesela, 'Kurtlar Vadisi'nde oynamadan önce eline hiç silah almamıştı. Diziden sonra hakkında 'meşhur silahşör' diye laflar çıkmaya başladı. İlk başlarda silah patlarken çok korkardı. Alıştırana kadar epey zorlanmıştık.

* 'Kurtlar Vadisi' döneminde Süleyman Çakır bir kahraman, bir fenomen haline gelmişti. 'Adanalı' da öyle olacak mı dersiniz?
İnşallah olur! Ben çok umutluyum. Çünkü Türk seyircisine çok yakın bir dizi. Ben hep iddia ederim, 'Ben milletimi tanırım' diye... Ben bu senaryoyu sevmişsem, sağımda solunda, Türkiye'nin dört köşesinde yaşayanlar da sevecektir.

'ADANALI'DA İYİ BİR ADAMIM

* Ne açıdan mesela?
Çünkü yazılan kahramanların hepsi bizden, hayali karakterler değil, yani hayalimizde ürettiğimiz, 'Şöyle giyinen, böyle oturan, böyle kalkan' diye tarif ettiğimiz insanlardan değil! Tamamen hayatın içinden geliyorlar. Ve tabii ki bu karakterlerin oyunculukla da desteklenmesi gerekiyor. Başarılı bir oyuncunun üzerine giydiği elbiseyi çok sahiciymiş gibi taşımasıyla da doğru orantılı. Ben elimden geldiğince iyi taşıyacağıma inanıyorum.

* Çakır, kötüye hizmet eden biriydi. Adanalı ise tam tersi; iyiye hizmet eden bir karakter...
Evet Adanalı'yı, Çakır'ın tam tersi gibi düşünebiliriz aslında. Ve Adanalı zaman zaman 'Bu kadar da olmaz' dedirtecek şeyler de yapacak. Ama kesinlikle iyi bir adam. Bir kanun adamı en azından! Hiçbir dikili ağacı yok, eski model bir arabası var ve sadece kanuna adamış kendisini..

* Bir yerde 'mafya dünyası'nı bildiğinizi söylemişsiniz. Bu dünyayı tanıyan biri, polislerin dünyası hakkında ne düşünür acaba?
Evet, o dünyayı biraz biliyorum. Bunun faydası olmadı mı bana bir oyuncu olarak? Tabii ki oldu. En azından o jargonu, o dili biliyorsunuz. Yabancıların bir rolü araştırmakla geçirdikleri süreyi ben doğal olarak biliyorum.

POLİSLERİ TANIRIM

* Yani polislere de yabancı değilsiniz...
Evet. Bir polis karakterini inandırıcı kılmanız için bu tür polisleri tanıyor olmanız lazım. En azından örneklerini biliyor olmanız lazım. Ben de bu dünyayı biliyorum. Yüzlerce polis arkadaşım var, amirinden memuruna. İlginçtir, 'Kurtlar Vadisi' dizisinde son derece kanunsuz bir adamı oynamama rağmen beni en çok seven kesim polislerdi. Bu yüzden Adanalı'da beni bir polis olarak görmeleri sanırım onlar için ilginç olacak.

* Zaman zaman kendinizi bu tarz 'ağır ağabey' rollerine fazla kaptırdığınız konuşuluyor. Nedir bu işin doğrusu?
Bunu yazıp çizenler bana çok haksızlık ettiler. Onların kafalarındaki sanatçı kavramı birazcık ortalarda kakara kikiri yapan, fazlaca her şeye bulaşan, çok göz önünde olan insanlar... Ama ben hayatım boyunca elimden geldiğince sulu magazine karşı durdum. Hatta nefret ettim. Ben öyle bir adam değilim ki! Zaten bu dizilerden önce de masaların üstüne çıkıp göbek atan, televizyonlara çıkıp komiklik yapan bir adam değildim ki! Dizi başladıktan sonra karıştırıverdi o eli kalem tutan insanlar, öyleymişim gibi sandılar. Ama sonra böyle şeyler yazan pek çok kalem, 'Biz yanılmışız ya hay Allah' diye yazılar yazdı.

Televizyon Gazetesi
Detaylar>>

Kurtlar Vadisi Pusu 45. Bölüm Fragmanı

Detaylar>>

Doludizgin Yıllar haftaya TRT1'de


“Doludizgin Yıllar” artık her pazartesi 19.30’da TRT 1 ekranında olacak.

 
Başrollerinde Osman Sınav’ın oğlu Yusuf Ömer Sınav’ın yanı sıra Selen Seyven, Deniz Özpınar, Yılmaz Calayır, Yağız Bankoğlu, Hüseyin Soysalan, Erdal Cindoruk, Ayşegül İşsever, Mehmet Polat, Aylin Saraç ve Suat Güzey’in oynadığı dizi atv’de sekiz bölüm yayınlandı. 

Beklenen reytingi kanala getirmediği gerekçesiyle atv’nin 8. bölümde diziyi yayından kaldırması, dizi tutkunlarını da harekete geçirdi.
“Doludizgin Yıllar bitmesin” diye başlayan sanal eylem sonunda meyvesini verdi.

Dizinin yapımcısı Osman Sınav, “Doludizgin Yıllar”ı kaldığı yerden sürdürebilmek için TRT ile anlaştı.
“Doludizgin Yıllar” artık her pazartesi 19.30’da TRT 1 ekranında olacak.
Bir dizinin bir kanaldan bir diğer kanala geçmesi yeni bir şey değil.

Ancak hafızam beni yanıltmıyorsa özel kanallardan birinin “İş yapmadı” diye bitirdiği bir gençlik dizisinin TRT tarafından satın alınması bir ilk.
O nedenle bu transfer önemli.

Üstelik bu, özel kanalların ekonomik kriz nedeniyle yapımcılardan dizi fiyatlarında indirim talep etmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise kanal yöneticilerinin bir hafta yeni bölüm, bir hafta kolaj yayınlama kararı alarak tasarruf tedbirleri uyguladığı bir dönemde gerçekleşti.

Konuyu Osman Sınav’la konuştum.
“Doludizgin Yıllar”ın inandığı ve o nedenle de arkasında durduğu bir proje olduğunu vurgulayan Sınav, şunları söyledi:

“Reytinge doymuş ve geçen yıl reytingi 8.5 iken ‘Pusat’ gibi bir diziyi bitirmiş bir insanım. Türkiye gibi çok genç bir nüfusa sahip bir ülkede ‘Doludizgin Yıllar’ henüz söyleyeceklerini söylememiş bir projeydi. Sabır gösterildiğinde hikaye oturacak ve o genç pırıl pırıl fan’larının bu dizinin niye devam etmesini istedikleri daha iyi anlaşılacak.”

Ali Eyüboğlu / Milliyet

"Dizi-forum not: Umarım bu dizi Trt'de tutar ve atv etrafı dizi çöplüğü yapmaya çalıştığının farkına varıp istikrar ve güven kelimelerinin anlamını ezberler..."

Detaylar>>

"Yarım Elma" Para Alma...


Show TV'de 4 yıl önce yayınlanan ve beğenilerek izlenen komedi dizisi Yarım Elma'nın yapımcısı, alacaklı oldukları 77 bin YTL'yi faiziyle alabilmek için kanala dava açtı...
 
Türkiye'de birçok dizi çekiliyor ancak yapımcı şirketleri kanaldan paralarını tahsil edemediği için hukuki yollara başvuruyor. Sevilen komedi dizilerinden "Yarım Elma" dizisinin yapımcısı Avşar Yapım şirketi, aradan 4 yıl geçtiği halde 424 bin 800 YTL'den kalan bakiye alacakları 77 bin YTL'yi tahsil etmek için Show TV'ye ait Medya Pazarlama şirketine alacak davası açtı. Yapım şirketi avukat Erdem Türkekul tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde; 31 Mayıs 2004 tarihinden itibaren bugüne kadar işleyen faiziyle birlikte bakiye kalan alacaklarının tahsili istendi.

250 BİN YTL'NİN PEŞİNE DÜŞTÜ

Sadece kanallar değil, bazen yapımcılar da oyuncularına ücretlerini ödemiyor, ya da geciktiriyor. İki buçuk ay önce vefat eden ünlü yapımcı Osman Yağmurdereli'nin piyasaya 2 milyon YTL borcu olduğu söyleniyor. Bu borcun büyük çoğunluğu Elveda Derken ve Aşkım Aşkım dizilerinde rol alan sanatçılara ait. Yağmurdereli'ye alacaklılar arasından ilk davayı açan Ece Uslu oldu. Ece Uslu, 'Elveda Derken' dizisinden 250 bin YTL'lik alacağına karşılık dava açtı. Yağmur Ajans yetkilileri borcun ödeneceğini söylüyor.
Bugün Gazetesi

Detaylar>>

Karadağlı'dan özel istek


Ünlü yapımcı Birol Güven, bir dönem televizyon ekranlarında fırtına gibi esen 'Çocuklar Duymasın' adlı dizinin devamını çekmeye hazırlanıyor.

 Dizinin eski ekibini yeniden biraraya getirmek için harekete geçen Güven, ilk tekliflerini geçmişte çalkantılı özel hayatları nedeniyle diziden çıkarılan Tamer Karadağlı ve Pınar Altuğ'a götürdü.

GARANTİ İSTEDİLER! 

Yıllar önce eşini aldattığına dair bir kasetin ortaya çıkması nedeniyle yapım şirketi tarafından diziden ayrılmasına karar verilen Tamer Karadağlı, Güven'in teklifine 'evet' dedi. Ancak ünlü oyuncu, yaşadığı tecrübeler nedeniyle sözleşmeye özel hayatına müdahale edilmeyeceğine ve set dışında yaşadıklarının diziden ayrı tutulacağına dair bir madde ekletti.

ARABULUCU OLDU! 

İlk eşi Umut Elçioğlu'ndan ayrıldığı dönemde kadrodan çıkarılan bir diğer başrol oyuncusu Pınar Altuğ ise, Birol Güven yerine Tamer Karadağlı ile görüşme yaptı. Güven ile Altuğ arasında barış elçiliği rolüne soyunan Karadağlı, güzel oyuncuyu dizide rol alması için ikna etmeyi başardı. Pınar Altuğ da, tıpkı Karadağlı gibi sözleşmesine özel hayatına karışılmayacağına dair bir madde ekleterek, ekibe katıldı. 

Sabah

Detaylar>>

Cennetin Çocukları Başlıyor...

atv’nin çekimlerine yeni başlanan dizisi ‘Cennetin Çocukları’nda tersanelerin koşulları ve buralarda çalışan işçilerin yaşamı ekrana yansıtılıyor.
 

Son bir iki senedir medyanın gündeminde yer alan konulardan biri de ardı ardına yaşanan tersane işçilerinin ölümleriydi. Bu olaylar herkesin kafasında soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu. İşçilerin tersanelerde sağlıksız koşullarda çalıştırıldığı ve barındırıldığı, iş güvenliği için gereken önlemlerin alınmadığı gibi bir sürü konu gündeme geldi. İşte, atv’nin Camialtı Tersanesi’nde çekimlerine başlanan yeni dizisi ‘Cennetin Çocukları’nda tersanelerin durumu, işçilerin çalışma ve yaşam koşulları konu ediliyor.

Hatırla Sevgili dizisinden tanıdığımız Cansel Elçin, dizide idealist bir inşaat mühendisini canlandırıyor. Tersanedeki işçilerle çabuk kaynaşan Elçin, dizinin yönetmeni Faruk Turgut’la beraber her planı beraber izliyor.

Yapımcılığını Gold Film’in yaptığı dizinin diğer başrol oyuncusu ise yine atv’nin dizisi Beyaz Gelincik’ten tanıdığımız Tülin Özen. Setinde yaklaşık yüz kişilik bir figüran ekibinin görev yaptığı dizi, çok yakında atv ekranlarında başlıyor.

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

Türkiye'nin İlk İnternet Dizisi Yayında : Proje 13


Türkiye'nin ilk internet dizisi Proje 13 http://www.foxlife.com.tr/proje13 veya http://www.proje13.com sitesinde yayında. Bu web adresi digiturk üzerinden yayın yapan foxlife kanalının sitesi aslında. Dizi çılgınlığın farkında olan Foxlife internet sitesinin de kullanımını artırmak için böyle bir yola başvurmuş. Proje 13 her salı sadece internet sitesinde yeni bölümüyle yayınlanıyor. Rating ölçüm derdi yok, (hiç izlemedim ama sanırım) reklam derdimiz yok. Kısacası bir göz atmakta fayda var sanırım. Dizinin konusu şöyle :
Can ve Ceren, ikisi de bekar, Cihangir’de yaşıyorlar. Can kreatif yönetmen. Teknoloji ve spor meraklısı, kick box, kite surf, yamaç paraşütü yapıyor. Akşamları Supper Club, Lebi Derya ve Karga’ya takılıyor. Ceren ise dans hocası, favori mekanları White Mill, Smyrna ve Aşk Cafe. Yüzme ve pilates yaparak stres atıyor. Birbirlerini tanımıyorlar. Bir gün, tesadüfen aynı yarışmaya katılıyorlar. Bu, 24 saat izlenecekleri, cep telefonlarına gelen şifrelerin peşine düşerek şehirde onlara tarif edilen binaları, nesneleri bulmaya çalıştıkları bir yarışma. Elemeler sırasında iki genç tanışıyor ama aralarında bir atışma geçiyor. Sonra ikisi de elemeleri kazanıp yarışmaya katılmaya hak kazanıyorlar. Aralarında ciddi bir rekabet doğuyor. Bir yandan da birbirlerine ilgi duymaya başlıyorlar...

Dizinin bir diğer özelliği her bölümün yaklaşık 7-8 dk. sürmesi ve diziye interaktif katılımın (web sitesi aracılığıyla) yapılabilmesi... Dizinin şu aa kadar 2 bölümü yayınlanmış. İzleyenler yorum kısmından görüşlerini bizlerle paylaşabilirler... 

Detaylar>>

Gece Gündüz Artık Pazar Günleri Yayınlanacak...


Kanal D'nin sevilen dizilerinden Asi'nin başlayacak olması Gece Gündüz'ün yayın gününü değiştirdi. Kanal D'nin sitesindeki yayın akışında Gece Gündüz, Pazar Günü Saat 20.00'de gözüküyor. Sevenlerine duyurulur...

(NOT: Akasya Durağı da Arka Sokaklar'ın yeni bölümlerinin başlamasıyla Cumartesi gününe taşınmıştı...)

Detaylar>>

Gonca Karanfil Başlıyor...

Gonca Karanfil Dizisi 13 Eylül Cumartesi 22.20'de Atv'de...
Dizinin başrollerini Alişan ve  Aslıhan Gürbüz paylaşıyorlar...

Detaylar>>

Yaprak Dökümü Röportajı : Entrikalar devam edecek

Finalinin de 3. sezonda yapılacağı dizinin oyuncuları Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Gökçe Bahadır ve Fahriye Evcen ile yeni sezonu ve diziye olan ilgiyi değerlendirdik.



HALİL ERGÜN/ Ali Rıza

Bu kadar yoğun bir ilgiyi beklemiyordum

Bu sene dizinin 3. sezonuna başlayacaksınız. Her şey ilk günkü gibi mi devam ediyor?

- Her sene sanki yeni başlıyormuşuz gibi oluyor ve ilk günkü heyecanımız devam ediyor. Ben bu durumu da seyircinin ilgisine ve hikayenin hálá diri kalmasına bağlıyorum.

Peki bu dizi gereksiz yere uzatılsaydı siz hálá bu projenin içinde olur muydunuz?

- Ben 10 senedir hep iyi projelerde yer alıyorum. Bu dizi teklifi gelmeden önce ara vermeyi düşünüyordum. Ama böyle bir yapımda yer almak istediğim için teklifi kabul ettim. Biz o zaman bir seneliğine sözleşme yapmıştık. Dizi giderek daha fazla izlendiği için bu sezona kadar geldik. Ama bu sene son olsun diyoruz artık.

Siz bu dizi sayesinde daha fazla popüler oldunuz...

- Ben tanınan bir oyuncu olmama rağmen "Yaprak Dökümü" sayesinde daha farklı bir durum oluştu. Ben bu dizinin tutacağına inanıyordum ama açıkçası bu kadar yoğun ilgi beklemiyordum. Öyle ki insanlar "Bizi bırakmayın" diye haykırıyorlar.

Sanırım bu durum biraz da dizide bir aile hikayesinin anlatılmasıyla ilgili...

- Evet aile hikayesi olması seyirciyi bu kadar etkilemiş olabilir. Biz kadro olarak da çok güzel buluştuk. Çok uyumlu bir kadro olduk. Bir de insanlar bu diziyle birlikte kendilerinin dışında başka insanların dramlarına da kafa yormaya başladılar.

Ali Rıza Bey’de nasıl bir değişiklik olacak bu sezon?

- Ali Rıza Bey’in değişmemesi mümkün değil aslında. Çok bilgili okumuş bir adam ve bilgili olduğu için de çocukları için endişelenen bir adam. Mutlaka değişecektir, hayata daha geniş bakacaktır ancak yine de ilkelerinden ödün vermez.

Sizin bu karakterle benzeyen noktalarınız var mesela siyasetle ilgilenmek gibi...

- Tabii ki ben kendim dışında insanlarla da ilgileniyorum. Ülkeyle ve doğayla çok duyarlı bir ilişkim var.

Çok fazla popüler olma durumu sizi rahatsız ediyor mu?

- Rahatsız etmiyor. Aksine çok mutlu oluyorum.

FAHRİYE EVCEN/NECLA
Üçüncü sezona başlıyorsunuz. Nasıl gidiyor çekimler? Yılgınlık yarattı mı sizde?

- Çok iyi gidiyor, çok keyifli başladık. İki sezondur çok güzel şeyler çektik, inşallah bu sezon da aynısı olacak. İster istemez bazı şeyler artık rutinleşiyor. Dizi hayatımın bir parçası oldu artık bitseydi belkide boşlukta hissedecektim kendimi.

Dizi bitiyor sonra hemen bir film çekiyorsunuz. Bu yorgunlukla nasıl baş edeceksiniz?

- İnan hiç yorulmuyorum. Çalışmayı çok seven bir insanım aksine boş kaldığım zaman sıkılıyorum. Bana film dışında kalan iki veya üç hafta tatil yetiyor. Ama tabii son iki sene çok yoğundu işler arka arkaya geldi. İnşallah bu yoğunlukta devam eder, ben mutluyum.

Monica Bellucci’ye de benzetiliyorsunuz. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

- Hiçbir rahatsızlık yaratmıyor bu bende ama hoşuma giden yönü de yok. Bu bana ne eksi ne de artı olarak bir şey ifade etmiyor.

Oyunculuk konusunda kendinizi nelerle besliyorsunuz?


- Gözlemleyerek, hem kendi ülkemizde hem dış ülkelerde ne olup bitiyor takip ederek kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Ayrıca bir oyuncunun genel yaşantısında da sürekli bütün algılarının açık olması gerekli. Mutlaka teknik bilgi sahibi olması gerekmiyor ama bence en önemlisi bütün algıların gün boyunca açık olması. Benim biraz da sosyolojik bilgim var. Ben sosyoloji bölümünü bitirmedim dondurdum ama çocukluğumdan beri sosyoloji ve psikolojiyle iç içe olduğum için o anlamda biraz birikimim var. Onun da çok faydası oluyor bana.

Necla bu sezon biraz huzura erecek mi?


- Fırtınalar bizde bitmez ama artık ailede herkes yavaş yavaş problemlerle yüzleştiği için biraz yüzsüzleşiyoruz. Bu yüzsüzlükten dolayı herkes birbirine biraz yaklaşıyor. Başta hepimiz çok kibirliydik. Üçüncü sezonda o kibirler azalıyor, birbirimize iyi taraflarımızla da kötü taraflarımızla da daha yakın olacağız.

Sette ortam nasıl?

- Çok güzel gidiyor. Üçüncü sezon olduğu için aile gibi olduk. Hep beraberiz. Baştan beri keyifliydi set üçüncü sezonda da nasıl başladıysak öyle devam ediyoruz.

Dizinin ilerleyen bölümleri için sizin karakterinizle ilgili verebileceğiniz ipuçları var mı?

- Detayları biz de bilmiyoruz. Ama genel olarak konuşacak olursam Necla üçüncü sezonda biraz daha büyüyor, biraz daha olgunlaşıyor.

Necla’nın aşk hayatındaki fırtınalar devam mı ediyor?

- Eder tabii canım, Necla genç bir kız sonuçta, aşk devam etsin zaten.

GÜVEN HOKNA/ Hayriye Hanım

Tatilden sonra çekimler nasıl gidiyor?

- Bu üçüncü sezonumuz olduğu için adapte olmak konusunda bir sıkıntımız yok. Sadece tatilden çıkmış olmanın rehaveti var üstümüzde. Bir de havalar çok sıcak, bu bizi biraz rahatsız ediyor. Ama bunun dışında her şey yolunda.

Dizilerde önemli rollerde oynuyorsunuz. Bu karakterler size uğurlu geliyor diyebilir miyiz?

Aslında pek uğur sayılmaz. Ben bu durumu doğuştan varolan ekran sempatisine ve doğru oyuncu olmama bağlıyorum. Ayrıca yıllardır tiyatro yapmak bana çok şey kazandırdı. Yeteneğin sonradan kazanıldığına inanmıyorum. Doğuştan varolan bir şeyi eğitimle birleştirdiğiniz zaman ortaya çok güzel bir şey çıkıyor. Benimle çalışmak yapımlar için büyük bir şans olduğu gibi benim için de doğru giden projelerde yer almak büyük bir şans.

Hep doğru kararlar veriyorsunuz galiba...

- Ben çok seçici davranıyorum. Seçici davrandığım için de bu kararlar beni çoğunlukla doğruya götürüyor. Ama tabii her doğru dediğimiz iş bizim istediğimiz gibi yürümüyor. Çünkü sektörde çok bozulmalar olduğunu düşünüyorum. Bir dizi filmin süresi 90 dakikalara kadar çıkıyor. Bu duruma da kimse çare bulmuyor. Çünkü kanallar da biz de bu şekilde para kazanıyoruz.

Bu şartlar altında nasıl çalışmaya devam ediyorsunuz peki?

- Bu durumdan bütün sanatçılar sıkıntı duyuyor. Ama bir sendikamız olmadığı için kişisel çıkışlar yapamıyoruz. Ben uzun yıllardır bu sektörün içinde olduğum için çekimlerin zorluğunu ve keyfini çok iyi biliyorum. Ama tabii çekimlerin saatlerini kendileri belirleyen oyuncular da var. Buna da karşıyım. Sanatçı gözüyle baktığınız zaman zaten bu işin dakikası saniyesi olmaz.

Bu son sezonunuz mu olacak?


- Öyle olacağını düşünüyorum. Ben açıkçası artık uzun soluklu projelerde yer almayı düşünmüyorum. Bu sektörün zedelendiğine inanıyorum. Çok güzel, kaliteli dediğimiz bir iş bakıyorsunuz beş bölümde bitebiliyor. Bir de yaptığımız çok sorumluluk isteyen bir iş.

Bu sezon neler yaşayacak Hayriye Hanım?

- Biz de bilmiyoruz. Artık ne yazılırsa onu oynayacağız. Yine entrikalar devam edecek. Çünkü günlük yaşamda bunlar o kadar çok ki bu yüzden seyirciyi de ekrana bağlıyor.

BENNU YILDIRIMLAR/ FİKRET

Üçüncü sezonunuz, çekimler nasıl gidiyor?

- Dizinin belirli bir ritmi var, o ritme iki senedir alışmış durumdayız. Şimdi üçüncü sezonda da aynı ritimle devam ediyoruz.

Bu sezon olmasaydı sizin için boşluk olur muydu?

- Benim hiçbir boşluğum yok ben zaten şehir tiyatrolarında çalışıyorum.

Hem tiyatroda oynuyorsunuz hem sinemada oynuyorsunuz, televizyon dizisine nasıl devam edebiliyorsunuz?

- Televizyon dizisi senelerdir yaptığımız bir şey ama sinemayı 10 yıldır elime düzgün bir proje gelmediği için yapmadım. Ama 10 yıl sonra da bir film yapayım artık. Tiyatroda her sene rol alıyorum, benim birinci dereceden yaptığım meslek zaten.

"Yaprak Dökümü"nde yer almanızdan sonra sanki insanlar sizi yeniden keşfetti...

- Dizi ne kadar seviliyorsa ve bütünleşmişse insanlarla, o kadar ortaya çıkıyor insan. Bunlar çok normal süreçler. Ama çok güzel bir ekip içindeyiz, iki sene çok güzel sonuçlarla devam ettik. Şimdi üçüncü sezonumuzdayız bunun da iyi bir şekilde geçeceğine inanıyorum.

Rating anlamında sürekli liste başı olan bir dizide yer almak nasıl bir duygu?

- "Süper Baba"da tatmışlığım var aynı durum. Ama her ikisinde de diyebilirim ki birbiriyle uyum içinde çalışan bir ekibin çalışması var. Uyum da zaten seyirciye yansır.

Tiyatrodaki Fikret’le dizideki Fikret özde aynı olsa da farklı karakterler. İzleyiciler bundan rahatsız oluyorlar mı?

- "Yaprak Dökümü"nü tiyatroda 4 yıl boyunca 400’den fazla oynadık ve her zaman salonlar doluydu. Biz toplum olarak bu hikayeyi çok seviyoruz. Diziye herkes okuduğu romanın etkisiyle başlıyor ama sonra anlaşılıyor ki romanın omurgasıyla ilerleyen hikayeler var. İki sezon tepede kalmak müthiş bir şey bunlar hem yazarların, hem yönetmenin hem de oyuncuların eseri.

Dizide dünyanın bütün yükü üzerinizde. Bu sezon hafifleyecek mi bu yük biraz?

- Fikret nasıl sıyrılabilir ki bu yükten? İki ev arasında mekik dokuyacak doğal olarak.

GÖKÇE BAHADIR/LEYLA

Üçüncü sezonda da hep bir dram, hep bir gözyaşı... Sıkılmadınız mı ağlamaktan?

- Bilmem ben bıkmadım henüz. Bir de her sezon farklı bir şeyler oluyor, olaylar çok ağır ilerler hep aynı şeyi yaparsın ya işte bizde o durum yok. Rolümü de çok seviyorum. Leyla çok değişik dönemler geçiren bir rol olduğu için bıkmak kolay değil.

Tatilinizde dizide neler olacak diye yanınıza gelenler oldu mu?

- Tatilimin çoğunu yurtdışında yaptım onun için böyle şeylerle çok karşılaşmadım. Ama İstanbul’da yaptığım tatilde oldu tabii. Yakalayıp "Ne olacak, ne bitecek" diye soranlar, fotoğraf çektirenler, imza isteyenler... Aslında buradayken çok iyi anlamıyorum ama bu konaktan çıktığım andan itibaren anlıyorum ki ben popülerim.

Bu durum size gelen teklifleri etkiliyor mu?

- Evet çok etkiledi.

Ufukta sinema filmi var mı?

- Olabilir neden olmasın. Çok güzel bir şey iş olmasını istiyorum onun için bekliyorum.

Set ortamınız nasıl?

- Biz bence çok güzel başladık ve her sene daha da güzelleşiyor ortamımız.

Üçüncü sezonda Leyla’da ne gibi değişiklikler göze çarpıcak?


- Gelgitleri olan, farklı bir karakter Leyla ve bazı hırslarına kapılıyor. Belki diyorum biraz daha sakin biraz daha olgun olacak. Her an her şeyi yapabilir.

Hürriyet

Detaylar>>

Yaprak Dökümü Yeni Sezon Fragmanları 3'ü Birarada

Yaprak Dökümü'nden Yeni Bölümlerle İlgili Tüyolar İçeren Fragmanlar Yayınlandı Biz de Yayınlanan Tüm Fragmanları Biraraya Getirdik..

Detaylar>>

Müjde!!! Facebook'a Türkçe Dil seçeneği Eklendi...


Facebook'u artık Türkçe kullanabileceğiz hem de hiç bir eklentiye ihtiyaç duymadan... Az önce farkettim facebook artık Türkçe kullanılabiliyor. Türkiye'den facebook'a girdiğinizde "tr.facebook.com" olarak açılıyor. Eğer üyeyseniz sonrasında yine ingilizce oluyor. Bunu düzeltmek içinse yapmanız gereken tek şey settings->account settings sekmesine girip "language" kısmından Türkçe'yi seçmek... Kolay Gelsin...
(Facebook sayesinde sevdiğiniz dizilerin ve oyuncuların resimlerine ulaşabilirsiniz...)

Ekran görüntüsünü büyük halde görmek için buraya tıklayın...

Detaylar>>

Özge Özpirinnççi : Oyunculuğu çok sevdim


Yaz dizilerinin tanıştırdığı genç oyunculardan birisi de Özge Özpirinççi. 'Cesaretin Var Mı Aşka?' dizisinde rol alan Özge, oyunculuğu çok sevdiğini söyledi.
 
CNNTÜRK'te Cengiz Semercioğlu'nun sunduğu Full Ekran programına dizideki rol arkadaşı Engin Altan Düzyatan ile birlikte konuk olan Özge Özpirinççi, oyunculuk eğitimi alacağını söyledi. 

Dizi oyunculuğunu çok sevdiğini anlatan Özpiriççi, "Ben liseden mezun olduğumdan beri oyunculuğu istiyordum. Ailem pek istemedi. 'Önce bir üniversiteye git, diploma al' dediler. Gittim üniversiteye, aldım diplomamı. 'Buyrun diplomanız ben sevdiğim işi yapıyorum' dedim. Ancak eğitim kesinlikle düşünüyorum. Lazım çünkü, onu fark ettim" şeklinde konuştu. 

İlk kez bir dizide rol alacağı için başlarda çok korktuğunu ve heyecanlandığını vurgulayan Özge Özpirinççi, herkesin kendisine yardımcı olduğunu ve bunu atlattığını anlattı. 

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

Yüksel Aytuğ'dan Yeni Sezon İçin Yaprak Dökümü Tiyoları


Tekrarlarıyla bile rating 1.si olan Kanal D'nin iddialı dizisi Yaprak Dökümü'nde yeni sezonda neler olacak sorusunun cevabını Yüksel Aytuğ'dan aktaralım :

"Efendim, yeni sezonda aile bir "toparlanma" sürecine girecek. Ali Rıza Bey, yaşadığı tecrübelerin de yardımıyla artık olaylara daha serinkanlı yaklaşacak. Şevket hapisten çıkacak ama sabıkasından dolayı artık bir bankada çalışamayacağı ve memurluk da yapamayacağı için izleyenlerin "Vah zavallı çocuğa" diye gözyaşı dökecekleri işlerde çalışmaya başlayacak. Ferhunde’nin annesinin (Perihan Savaş oynuyor) İstanbul’a gelmesiyle, bu karakterin dizideki ağırlığı da artacak. Evini satıp, oğlunun evine iyice yerleşen Kaynana Cevriye ise etrafına kötülük saçmaya devam edecek. Gelin Fikret ise Cevriye’nin içindeki küçücük kalmış insanlık tohumunu filizlendirmek için yine olağanüstü bir çabaya girişecek. Ve en önemlisi: Son bölümde şofben gazından zehirlenip, hastaneye kaldırılan Necla kurtulacak. Tüm yaşanan olumsuzluklara rağmen Leyla ve Necla "kardeş olduklarını" hatırlayacaklar."

Detaylar>>

Youtube'a Kesin Giriş Yöntemi

Youtube'a nasıl gireceğiz sorusunun en kesin cevabı bulundu.
YouTube'a girmek için alternatif birçok yöntem mevcut . Fakat bunların hepsi detay isteyen yöntemler oluyor genelde ve bir süre sonra YouTube alternatifi başka sitelere yönelmeye başlıyoruz .
İşte tanıtacağımız programcık ile Youtube'a girmek artık çooook kolay...
Dilinden anlayanlar için programın ne işe yaradığından bahsedecek olursak :
Bilgisayarımızdaki hosts dosyasına ( C:\Windows\System32\drivers\etc\hosts ) ( dosyanın uzantısı yok ) YouTube ait olan 2859 tane ip'yi kaydedip YouTube'a tam anlamıyla erişmemizi sağlıyor . ( Diğer bazı yöntemlerle YouTube'a girilebiliyor ama video açılmıyor veya YouTube'a giriyorsunuz fakat üye girişi yapamıyorsunuz , ama bu tamamen sorunsuz üye girişi de yapabiliryorsunuz videoları da sorunsuzca izleyebiliyorsunuz.) Bilgisayarınıza ayrıca herhangi bir program kurmuyor dolayısıyla bilgisayarınızın hızını da etkilemiyor yaptığı sadece hosts dosyasını düzenlemek .

Teknik bilgiden sonra sıra çözümü sağlayan programın linkini vermekte :

...Programı indirmek için tıklayın...


( Verilen linke tıkladıktan sonra downloada tıklayın ve güvenlik kodunu indirdikten sonra Daha sonra YouTubeJackerKur.exe dosyasına çift tıklayarak kurulumu başlatıyoruz .İleriyi tıklıyoruz . Lisans sözleşmesi koşullarını kabul ediyorum'u seçtikten sonra İleriyi tıklıyoruz .
Yükleyi tıklıyoruz .
Son olarak da kurulumun başarılı olduğunu gösteren ekranda Sona tıklıyoruz. Şimdi yapmanız gereken tarayıcınızı açıp. www.youtube.com yazıp enter tuşuna basmak. Aylardır açılmayan site karşınızda. Program tarafımdan denenmiştir ve çalışmaktadır. Tereddütü olanlar programı indirdikten sonra virüs taramasından geçirebilirler.)

(Vatan Blog yazısından derlenerek hazıranmıştır)

Detaylar>>

Dizilerde Yaprak Dökümü Kendini Hissettirmeye Başladı : Derman da bitiyor..



Önce hepimiz birimiz için kalktı yayından hem de final bölümü adı altında olsa da dizi sonlandırılmadan...
Ardından milyonda bir dizisi final bölümüyle star ekranlarındaydı.
Şimdi sıra Derman'da... Derman Kanal D'nin Cumartesi gecesinde tutunamayıp Perşembe'ye alındı ve ardından günüyle oynanmaya başlanan dizi yayından kalkmaya mahkumdur prensibinden hareketle yarın son bölümüyle çıkacak izleyici karşısına. Muhtemelen de sıradan bir bölümle, senaryo sonuçlandırılmadan... Bu arada Feridun Düzağaç da ilk tv projesinde rating canavarıyla yakından tanışma fırsatı bulmuş oldu..
Derman Kanal D'nin Perşembe gecelerine Derman olamadı... Bakalım bu rüzgar daha kaç yaz dizisini ekrandan ayıracak. Bekleyip Göreceğiz...
Detaylar>>

İlk rolünde inandırdı

"Zorla evlendiriliyorum" diyerek internetten yardım isteyen Gülsuna'nın Fox TV'nin bir dizisindeki karakter olduğu ortaya çıkmıştı. Bu, Gülsuna'yı oynayan genç oyuncunun ilk rolüymüş.
  
Full Ekran programını CNNTÜRK'e taşıyan Cengiz Semercioğlu, Fox TV'de yayınlanancak olan 'Kız Takımı' dizisinin yapımcısı Mustafa Altıoklar ve oyuncular Pelin Çalışkanoğlu ile Duygu Erokan'ı konuk etti. 

İnternetteki videosunda zorla evlendirildiğini belirterek yardım isteyen Gülsuna'nın bir dizi için reklam stratejisi olması basında geniş bir biçimde yer aldı. 

Dizinin yapımcısı Mehmet Altıoklar, bu reklam stratejinin nasıl ortaya çıktığı şöyle anlattı: 

"Çok farklı bir iletişim stratejisi izlemek istedik. Çok genç ve dinamik bir proje. Biz de öyle bir şey yapmak istedik. Fox'un çok genç ve yaratıcı bir ekibi var. Onlar fikri buldular. Karakterlerden hangisini yapalım diye tartışırken Gülsuna'nın hikayesinin böyle bir şey yapmaya uygun olduğunu düşündük. Dünyada sadece bir kaç tane örneği var. Bir tanesi Lost'un ki, bir tanesi Desperate Housewives'ın ki, Türkiye'de ilk..."

İLK ROLÜNDE HERKESİ İNANDIRDI

Daha önce oyunculuk deneyimi olmayan ve Gülsuna karakteri ile milyonlarca insanı anlattığı hikayeye inandıran, hatta televizyon haberlerine konu olan Pelin Çalışkanoğlu, halen öğrenci olduğunu söyledi. 

Çalışkanoğlu, "Tiyatro öğrencisiyim. Okuldaki eğitimim sırasında bunların donanımlarını almaya çalıştık. Bu videolar da onun bir çıkarmasıdır" diye konuştu. 

Daha önce 10 bölümlük dizi macerası olan genç oyuncu Duygu Erokan ise 'Kız Takımı' dizisini kendisine uygun bulduğu için kabul ettiğini anlattı. 

DİZİ BİR SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ

UNESCO ile birlikte yapılan büyük bir sosyal sorumluluk projesinin bir bölümünü de bu dizinin oluşturduğunu belirten yapımcı Mustafa Altıoklar, özellikle Anadolu'da kız çocuklarının okutulmama ve erken evlendirilme sorunlarını göz önüne çıkartacaklarını söyledi. 

Dizinin ilk bölümü 11 Ağustos Pazartesi günü saat 20.00'de Fox TV'de ekrana gelecek.

Televizyon Gazetesi

Detaylar>>

Devam Edecek Diziler Hangileri ?

İki dizi garanti ötekiler tehlikeli 

Her sene aynı şey oluyor. Kışlık dizilerini tatile gönderen kanallar, yaz ekranını yazlık yapımlarla dolduruyor.
  
Kış sezonunda yaşadığımız dizi kıyımının benzeri, sonbahara doğru kaçınılmaz olarak yine karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki günlerde, onlarca yazlık yapım arasından yalnızca birkaçının sıyrılışına tanıklık edeceğiz. Kış ayları boyunca reytingi tutturamayan elliden fazla dizinin çöpe gittiğini görmüştük. 

Son Ağa da sınırda

Şimdi onun hemen hemen yarısı kadar yazlık yapımın, daha üçüncü - beşinci haftalarını bile göremeden aynı kadere ortak oluşlarını izleyeceğiz. Kırka yakın yazlık dizi arasından ancak iki tanesinin kesin olarak barajı aşabileceği görülüyor. Onlar da Küçük Kadınlar ve Akasya Durağı olarak kendilerini hissettiriyor. Tamer Karadağlı’nın büyük ses getiren dizisi Son Ağa da dahil, diğerlerinin işi maalesef çok zor diyorum. 

Her yeni sezonun başında, bu köşeden sürekli az ve öz dizi gösterime sokun diyerek sürekli aynı şeyi tekrar ediyorum. Önümüzdeki ayın başından itibaren, ekranın en iddialı yapımları birer gösterime girecek. Salı akşamlarını Binbir Gece, çarşambaları Yaprak Dökümü, perşembe gecelerini yine Kurtlar Vadisi parselleyecek. 

Çoğu çöpe gidecek

Bunların yanında, birbirinden güçlü kadroları ve konularıyla yeni tanışacağımız onlarca yapım da gösterim sırası bekleyecek. Bu durumda yazlık yapımların çoğu alışılageldiği üzere yine çöpe gidecek. Bir o kadar para, bir o kadar emek ve elbette onca kişinin hayali heba edilecek. Umarım bir gün kanal yöneticileri bir araya gelirler. Ve adına dizi kıyımı denilen bu kabusun önüne geçecek bir formül üretirler.

Memet Güler / Vatan

Detaylar>>

Dizi - Röportaj : Hande Soral


Seyirci olarak gittiği “Komedi Dükkanı”ndan oyuncu adayı olarak çıkan Hande Soral, şimdi “Küçük Kadınlar”da büyük sorumluluk taşıyor. Hedefleri çok büyük ama önce üniversiteyi bitirmek istiyor.

”Küçük Kadınlar” dizisi ilk göz ağrınız... Kim bilir; yıllar sonra bu ilk denemenizi hatırlayıp gülümseyeceksiniz belki de! Ama öncelikle sizi tanıyalım istiyorum, kimsiniz siz? 

21 yaşındayım. Bursa İnegöllüyüm. Babamın tarafı Makedonyalı, anneannemler Bulgaristan’dan gelmiş; biraz karışık yani... Bütün akrabalarımız Bursa’da oturuyor. Bilgi Üniversitesi’nde burslu okuyorum. 4’üncü sınıf psikoloji öğrencisiyim. 3 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Üniversite sınavlarında dokuz tercih yaptım, tek istediğim psikoloji bölümünü kazanmaktı. 

Neden psikoloji?

Lise 1’de bir rehberlik öğretmenim vardı. 2’inci sınıf için bölüm seçmemiz gerekiyordu, hocamla konuştuk. Onunla öyle bir sohbet ettik ki, ikimiz de odadan çıktığımızda ağlıyorduk. O an karar verdim ve “Ben de psikoloji okuyacağım” dedim. Öğretmenim de bana elini uzattı “Hoş geldin aramıza” dedi. Türkçe-Matematik bölümünü seçtim ben de... 

Hala görüşüyor musunuz? 

Görüşmek istiyorum ama koptuk. Beni bıraktı, Kıbrıs’a yerleşti o. Benim psikoloji eğitimi almamın sebebi o öğretmenimdir. 

Kendinizi bir psikolog gözüyle analiz eder misiniz?

İnsanlarla ilişki kurarken her zaman mesafem olmuştur. O mesafe çok gerekli çünkü. Eğer bunu yapmazsanız karşınızdaki size kırıcı olabilir ve siz de yaralanabilirsiniz. Mesafeli oluşum insanlardan yara almamamı sağladı. “İnsanları hemen tanırım” gibi bir iddiam yok. İnsanoğlu çok karışık bir yapı, çözebilmek mümkün değil. 

SAHNEYE HAZIRDIM ASLINDA

Peki ya oyunculuk? 

Her şey “Komedi Dükkanı”yla başladı... 

Nasıl yani? 

Oyunculuğu bilinçli bir şekilde seçmedim. Sadece oyunculuğu istedim. Lisede başarılı bir öğrenciydim. Konservatuara girmek için barajı geçmek yeterli oluyor, herkes bana, “Başka bir bölüm seç, oyunculuğu okulunu bitirdikten sonra nasılsa hobi olarak da yaparsın” dedi. 

Ben de onları dinledim ve dedikleri gibi de oldu. Psikoloji bölümünü seçmemdeki sebep herhalde oyunculuğu içinde barındıran bir meslek olduğu içindi. “Komedi Dükkanı”na gelince, izlemeye gitmiştik, arkadaşımla birlikte. O sahneye çıkmaya hazırdım aslında. “Sahneye gelmek isteyen var mı?” diye sorsalardı, elimi kaldırırdım. Ama sormadılar, ben çıktım. Tolga Çevik, “Titanik” adlı sinema filminin sahnelerini canlandırıyordu. Bir kız gerekti, ben de sahneye fırladım. Gönüllü oldum; bir tek ben istekliydim zaten. 

Heyecan yok muydu? 

Heyecanlandım tabi ama bunun tek sebebi Ses Tiyatrosu Sahnesi’ne çıkmış olmamdı. Anlatılmaz bir duyguydu. Tolga Çevik’le aynı sahnede oluşumuz ilk beş dakika beni heyecanlandırdı sonra o heyecan birden dindi... Tolga’nın sıcaklığı beni hemen rahatlattı. Tolga’yla çok iyi bir uyum içerisinde bütün bir bölümü birlikte çektik. Asıl dediğim gibi kalp atışlarımın hızlanmasının sebebi benden önce o sahnede kimlerin ayak basmış olduğunu düşünmemden kaynaklandı. 

Tolga Çevik’le o olaydan sonra hiç karşılaştınız mı?

Geçen gün Kuruçeşme Arena’da karşılaştık. Eşi de yanındaydı, “Bizi ağlatıyorsun” dediler, çok mutlu oldum.

Neden sizden etkilendiler dersiniz? 

Anladığım kadarıyla; rahatlığım, kendime güvenim ve söylenenleri çabuk algılamam onları etkileyip şaşırtmış... 

Dizi teklifini nasıl aldınız? 

Oyundan çıkarken “Komedi Dükkanı”nın yapımcısı ve yönetmeni Fırat Bey beni yanına çağırdı. Görüşmeye gittiğimde fark ettim ki, beni oyuncu sanıyorlar. “Oyuncusunuz değil mi?” dediler, “Hayır” dedim. “Bu işi yapmak ister misiniz?” dediler, “Neden olmasın” dedim, ama hiç de şaşırmadım. Sinan Çetin’le tanıştım. Çok rahattım. Hiçbir şeyi yadırgamadım. Heyecan yoktu. O gün bana, “İstersen burada hemen eğitime başla” dediler. Sınıfa indim ve Ayla Algan’ın dersine katıldım. Oraya aittim. Ben yeniliklere çok çabuk adapte oluyorum. “Şans” diye buna denir işte... Herkesin başına gelmez bu... Çok enteresan bir olay. Torpil yok, tamamen şans... 

‘OYUNCU PSİKOLOĞU OLMAK İSTİYORUM’ 

İleride asıl mesleğiniz hangisi olacak, psikologluk mu, yoksa oyunculuk mu? 

Asıl mesleğim psikoloji. Oyunculuk şimdi devam ediyor ama geleceği kestiremem. “Küçük Kadınlar”da oynadığım rol çok sevildi. İnsanlar yavaş yavaş beni tanıyor. Oyunculuk beni cezbediyor ama psikolojinin yeri bende farklı... Elimden geldiğince her ikisini de birlikte götürmeye çalışacağım. Daha 21 yaşındayım ve enerjimin en yüksek olduğu bir dönemdeyim. 

Okul bittikten sonra bir ofis kurup, başvuranlara psikolojik destek verecek misiniz? 

Türkiye’de psikoloji eğitimi aldıktan sonra muayenehane açamıyorsunuz, yüksek lisans yapmam lazım bunun için Ön Lisansımı yurt dışında yapmak istiyorum ama oyunculuk yaparken bunu gerçekleştirebilmem çok zor. Oyunculuğa ara vermem lazım, bu da benim için zaman kaybı demek. Türkiye’de yapmaya kalksam, iki işe de yetebilir miyim, bilmiyorum ama ileriki zamanlarda yüksek eğitimimi de tamamlayıp psikolog olarak muayenehane açmak istiyorum tabii... 

Aslında ben oyuncu psikoloğu olmak istiyorum. Oyuncuların psikolojileri çok bozuk, onların psikoloğa ihtiyaçları çok fazla... Bu işi bildiğim için şimdi neler yaşadıklarını daha iyi anlıyorum. 

Aileniz sizi bu konuda destekliyor mu? 

İkiz kardeşlerim var. Biri kız diğeri erkek... 17 yaşındalar. Annem babam da çok genç. Annem 39, babam 49 yaşında... Ailecek arkadaş gibiyiz. Onlar her zaman arkamdalar. Onlar olmasa bu kadar kolay karar veremezdim zaten.

PLATONiK ASK YASAYAMAM

Güzel bir kızsınız, çevrenizdeki insanların ilgisine alışık mısınız?

Evet, ilkokuldan beri herkes benim etrafımdaydı. Aslında o yaştaki bir çocuk için hiç güzel bir şey değil. Eve gelip ağladığımı bile biliyorum. Çocukluğunuzu yaşayamıyorsunuz. Herkesin gözü sizin üzerinizde oluyor. Hiçbir şey yapmasanız da çocuk güzelliğiniz var. 

Hayranlarınız da fazladır? 

Benim, bilip bilmediğim bir sürü erkek vardı etrafımda... Aşk mektupları yazarlardı. İçinde "Seni Seviyorum" yazardı. 

Hiç platonik bir aşk yaşadınız mı? 

16 yaşındaydım. İlk aşkım platonikti, benden dört yaş büyüktü. O bana açıldı sonradan, bu kez gerçekten aşık oldum. Bir daha da platonik aşk yaşayamam. Çünkü, içi dışı bir insanım. Bir aşk ya olmalı ya da olmamalı. Muallak da kalmamalı...

Şebnem ÖZUZCAN/BUGÜN

Detaylar>>

Şener Şen Avrupa Yakası'nda Oynayacak mı ?

 TAkvim gazetesinin konuyla ilgili haberi şöyle :

Avrupa Yakası'na bir usta katılıyor. Şener Şen, yeni sezonda Sacit'in babasını canlandıracak. 
'Avrupa Yakası', yeni sezonda izleyicilere sürprizler sunacak. 

ANTEP'TEN GELİYOR 
Gazanfer Özcan, Tolga Çevik, Engin Günaydın ve Binnur Kaya gibi birçok oyuncuyu kadrosunda barındıran diziye Türk sinemasının usta isimlerinden Şener Şen de dahil olacak. Bugüne kadar yer aldığı her projede büyük başarı elde eden ve oyunculuğuyla 7'den 70'e herkesin takdirini kazanan Şen, Sacit'in Gaziantep'ten İstanbul'a gelen babasını canlandıracak.
Detaylar>>

Son Ağa'nın ratingleri iyi

 Tamer Karadağlı, "Son Ağa" dizisinin yüksek reytingleriyle moral bulmuşa benziyor.
Kariyeri adına her yönüyle "yanlış" olan Fedai dizisinden sonra "Şimdi tam yerini buldu" diye değerlendiriliyor. Ancak bana göre Karadağlı'nın "Son Ağa" tiplemesinde inandırıcı olmayan, ağza sazımsı gelen bir tat vardı. Diziyi uzun uzun, dikkatlice izledim. Sanırım, Karadağlı "lehçeyi" tam olarak ağzına oturtamamıştı. Orta Anadolu ağzı kullanmak istiyor ama dili doğal olarak sıkça İstanbul Türkçesi'ne kayıyordu. Peki Karadağlı neden Çocuklar Duymasın ve Son Ağa'da başarılı olmuştu da, diğer dizileri o kadar tutmamıştı. Çünkü Karadağlı "abartılı" oynuyor. Bu tür oyunculuk, sadece tiyatroda Shakespeare oynarken ya da ekranda "karikatürize" tiplemeleri canlandırırken başarı getirir. Sanırım bundan böyle Karadağlı'yı ekranda hep "köşeli mimikleri ve abartılı oyunculuğu" ile izlemek zorunda kalacağız. Bir de uyarı: Yüksek reytinglerin "başı boş yaz sezonuna ait olduğunu" unutmamak ve fazla havalanmamak gerek. Ve son söz: Oyunculuğu meslek değil adeta "yaşam felsefesi" olarak özümsemiş Tamer Karadağlı'ya bu ekranların daima ihtiyacı var.

Yüksel Aytuğ / Sabah
Detaylar>>

Şarkıcılıktan Oyunculuğa : Pelin Sönmez

Kendisi 1989 doğumlu yani henüz 19 yaşında.  Pelin Sönmez dört sene önce özel bir müzik kanalında sunuculuk yaparken keşfedildi. Aslında bir pop şarkıcısı (Tek Yol isminde bir albümü var) Pelin fakat şu sıralar Akasya Durağı'nda Osman Agaile Safiye'nin ele avuca sığmaz kızlarını canlandırıyor. Müzik konusunda eminiz ki yoluna devam edecek ve bu dizi sayesinde de ekranların tanınan yüzü haline gelecektir iyice. Geçenlerde Hıncal Uluç onun hakkında son derece olumlu bir yazı yazmiş :

"Akasya Durağı!..

TATİL ya.. Vakit bol ya.. Biraz Televizyon seyrettim.. Özelikle de Akasya Durağı'nı..
Niye?..
Kanal 1'deki ömrü kısa olan yeni Tele Pazar'daki genç sunucumuz Pelin Sönmez'i de Türker Ağabeye (İnanoğlu) emanet etmiştik de ondan..
"Pelin'i de" dedim ya..
İlk Tele Pazar'da sunuculuk yaparak şov dünyasına adım atan Nehir Erdoğan da Türker Ağabeyin Yabancı Damat dizisiyle "Yıldızlar" safına katılmıştı.. Koçum Benim'deki Pelin rolünde ısındıktan sonra, tesadüfe bakar mısınız?..
Dahası.. Nehir şimdi Fadime'de oynuyor, Cezmi Baskın'ın kızı rolünde.. Pelin de Akasya Durağı'nda Cezmi Baskın'ın kızı..
Akasya Durağı çok hoş, ilgiyle izlenen, sıcak bir aile dizisi.. Pelin de ekrana yakışmış.. Bu ısınma rolünün ardından onu da parlak bir geleceğin beklediğini söyleyebilirim.. Ufku da geniş.. Çünkü o başarılı bir pop şarkıcısı ayni zamanda.. CD'sini dinlemiş, bayılmış, zaten öyle tanışıp Tele Pazar'a almıştık. Aynen Nehir gibi çok yetenekliydi canlı yayın sunuculuğu ve stüdyo dışı röportajlarında.. Oyunculuğu da başaracak.
Yolun açık olsun Pelin!.."

Bir de Pelin Sönmez hakkında Sabah Gazetesi'nde yayınlanan Hıncal Uluç imzalı başka bir yorum :

"Bir yandan şarkılarını dinlerken, bir yandan plağın kabındaki ve içindeki fotoğraflarına bakıyorum.. Amerika'da olsa, şimdiye yüzlerce dergiye kapak olmuştu.. Bizde, yıllardır 15 kişiye mahkûm olmuş her hafta ayni kişileri rotasyona sokan dedikodu ve magazin dergilerinin dahi haberi yok.. 
Merak dahi etmemişler.. Pelin Sönmez.. 
Dünya tatlısı bir kız.. Genç.. "Çıtır" diye bir tarif varsa, tam da onu anlatıyor işte.. 
Şarkılarına da bayıldım.. Sözü de, müziği de kendisinin bir Kapak Olsun'u var ki hele.. 
"Duy sesimi duy 
Her gece rüyanda 
Ayrıldığım sana ders olsun 
Önce aldat, sonra seviyorum de 
Yok olmaz 
Bensizlik kapak olsun.." 
Pelin'i dinlemeye de doyamadım ve kahroldum, Tele Pazar'ı bitirdiğimiz için.. Bu ülkede gençleri izleyen, keşfeden, sunan belki de tek televizyon programını yapıyorduk.. Kimler kimleri çıkardık, tanıttık orda.. Ferhat Göçer.. Nehir Erdoğan, Yavuz Seçkin bizim çocuklarımız.. 
Pelin'i baş tacı yapardık bir programda.. Bugünkü televizyoncuların haberi yok.. Müzik (!) kanalları dahil.. Kırk yıllık ezberlenmişleri ana haberlere çıkaranlar hayatlarında bir kez de yeniyi keşfetmeye, sunmaya cesaret etseler.. 
Yahu Günay.. Bir hafta sonu solist öncesi alsana sahneye Pelin'i mesela.. Senin orda gazete ve TV kameraları eksik olmaz. Belki o sayede farkına varırlar. Pelin Sönmez adını bir kenara yazın. 
Yarın onun için de "Hıncal dokundu da" diyecekler.. Hayır.. Ben kimseyi bir şey yapmıyorum.. Ben içinde bir şey olanların farkına varıp, onlardan cesaretle söz ediyorum sadece.. İçi boş olanları on Hıncal itse ne olur ki!.. 
Pelin Sönmez'in CD'sini alın ve dinleyin.. Bayılacaksınız.. " 

02.01.2008 ~ www.sabah.com.tr

Belli ki şarkıcılığı yanında oyunculuğu da epey beğenilmiş biri Pelin ve diziye dahil edildi. Kendisine başarılar dileyip sizi Pelin'in resimleriyle baş başa bırakalım...




Detaylar>>

Avrupa Yakası’nda iki fire

Son yılların en beğenilen dizilerinden olan Avrupa Yakası’ndan iki oyuncu ayrıldı. İşte dizinin fanatiklerini üzecek o iki oyuncu...
 

Bana sorarsanız, dizinin en başarılı, en yetenekli isimlerindendi. Gerçek ismi Vural Çelik, dizideki adıysa kimi zaman Kubilay, kimi sahnedeyse Gülenay şeklindeydi. Avrupa Yakası’nda iki karakteri birden canlandırmıştı. Oyunculuktaki başarısı ve diziye kattığı tadının yanı sıra, söylediği şarkılarla ve güzel sesiyle de hafızalarımıza kazınmıştı. Dilimize, “... gördüm seni” ifadesini o kazandırmıştı. Avrupa Yakası’nı izleme nedenlerimin başındaydı. 

İki önemli eksik

Kubilay, Avrupa Yakası’ndan ayrılmış. Ayrılan sadece Kubilay olsa iyi. Yılların deneyimli ismi, Avrupa Yakası’nın annesi İffet Hanım yani Hümeyra da diziyi bırakmış. Yani Tahsin Bey yeni sezonda eşi olmadan ekrana çıkacakmış. Zaten oğlu Volkan’ı (Ata Demirer) da askere göndermişti. Ata, askerlik görevini bitirip bir türlü geri dönememişti. Şimdi annesini kim bilir nerelere gönderecekler?

Yeni sezona, bu çok önemli iki ismin eksikliğiyle girecekler. Gaffur’un (Peker Açıkalın) ve Volkan’ın gidişinden sonra bu dizi eski tadını bulamaz diye yazmıştım. Şimdi iki önemli isim daha gitti Avrupa Yakası’ndan. Dizinin yapımcısı Plato Film ekibi bir mektup göndermiş. Aramızda hiçbir tatsızlık yaşanmadı, dostça ve iki taraf ortak ayrılık kararı aldık demiş. Geçen sezon, diziyi bariz şekilde Burhan Altıntop (Engin Günaydın) sırtlamıştı. O kadar başarılı bir karakter yaratmıştı ki, kimsenin yokluğunu aratmamıştı. Burhan, gidenlerin açığını tek başına kapatmıştı. Şimdi işi iyice zorlaşacak. Kendi rolü de dahil olmak üzere tam beş kişilik oyun çıkartmak durumunda kalacak. Avrupa Yakası ekibine son bir kez daha Burhan’a gözünüz gibi bakın diyorum. Bu söylediğim artık bir tahmin olmaktan çoktan çıktı Burhan da giderse, Avrupa Yakası’nı kimseler seyretmez, adım gibi biliyorum. 

Merak ediyorum... 

Avrupa Yakası meselesini müsaadenizle ortaya bir soru atarak bitirmek istiyorum. Bir dizi her sezon neden birkaç oyuncusunu kaybeder? Millet oturmuş, seyircisini bulmuş yapımlarda rol almak için adeta takla atarken, Avrupa Yakası’nın kadrosunda neden sürekli bu eksikler? Parasal konularda anlaşmazlık çıktıysa tamam, anlarım. Ama oyuncuları bile diziye olan inançlarını yitiriyorsa, işten soğudularsa, merak ediyorum acaba onları yeni sezonda kim seyreder? 

Memet Güler / Vatan

Detaylar>>

24 Temmuz Perşembe Dizi Rating

2 SON AGA [NET] STAR 5,00 19,70
4 SON AGA (OZEL) STAR 3,70 12,60
8 YAPRAK DOKUMU (TKR) [NET] KAND 3,10 23,30
12 ELIF [NET] ATV 2,70 10,00
15 BKM MUTFAK ''COK GUZEL HAREKETLER BUNLAR'' KAND 2,20 18,70
23 ELIF (OZET) [NET] ATV 1,60 6,90
24 ANNEM (TKR) [NET] KAND 1,50 13,10
27 ELVEDA RUMELI (TKR) [NET] ATV 1,40 12,10
29 ASI (TKR) [NET] KAND 1,30 14,00
30 CENNET MAHALLESI (TKR) [NET] SHOW 1,30 10,40
31 COCUKLAR DUYMASIN (TKR) [NET] ATV 1,30 10,30
32 CENNET MAHALLESI (OZET) SHOW 1,30 10,30
33 TATLI BELA ''FADIME'' (TKR) [NET] STAR 1,30 9,90
35 PRENSES PERFINYA [NET] FOX 1,30 5,10
36 SELENA (TKR) [NET] ATV 1,20 10,00
41 BESINCI BOYUT (TKR) [NET] STV 1,20 5,60
44 BEZ BEBEK (TKR) [NET] FOX 1,10 9,50
45 TEK TURKIYE (TKR) [NET] STV 1,10 4,20
46 SABRINA STAR 1,00 8,40
47 HEPIMIZ BIRIMIZ ICIN [NET] KAND 1,00 6,00
49 DUDAKTAN KALBE (OZET)-OPT SHOW 0,90 8,50
Detaylar>>

Gazanfer Özcan Röportajı / Milliyet

Tiyatroda 59 yıldır zirvedeki yerini koruyan, Gazanfer Özcan’a göre bunca yıl ayakta kalmasının nedeni, düzgün özel hayatı. Özcan, Avrupa Yakası'nda en çok Engin Günaydın'ı beğeniyor.
 
Bu söyleşiyi yapana kadar tiyatrocu Fulya Özcan’ı, Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan çiftinin kızı olarak biliyordum. Gönül Ülkü ile Gazanfer Özcan’ın evliliklerinden hiç çocukları olmadığını, Fulya Özcan’ın Gazanfer Özcan’ın ilk eşinden dünyaya geldiğini, Gönül Ülkü’nün de ilk evliliğinden yurtdışında yaşayan bir oğlu olduğunu Bodrum Club Flipper’da gerçekleştirdiğimiz bu “Cafe Sohbeti” sayesinde öğrendim. 
Sadece bu mu? 77.5 yaşındaki Gazanfer Özcan’ın bir reklam filminde birlikte kamera karşısına geçtiği torunu Tarık Ündüz’ün de anne ve babası ile dedesinin yolundan gitmek için Yeditepe Üniversitesi’nde tiyatro okumaya başladığını da...

59 yıl boyunca zirvede kalmayı nasıl başardınız?
Eğer beni zirvede görüyorsanız eksik olmayın ama ben açıkçası bir yerde kaldığımın farkında değilim. Ne yaptığımı da bilmiyorum.(Gülüyor) Aklımıza geldikçe bir şeyler yapmaya ve yansıtmaya çalışıyoruz. Beğeniliyorsa ne mutlu. Hiç sonuna gelemedik! Bunca yıl ayakta kalışımda herhalde özel hayatın önemi var. Sebebi budur. Düzgün bir özel hayat bence bir sanatçı için şart. Özel hayatına bu özeni göstermeyenleri de görüyoruz.

59 yıla kaç tiyatro sığdırdınız?
Bilemiyorum ama herhalde 100’ün üzerindedir.

Yaklaşık 5 yıldır Avrupa Yakası’nda oynuyorsunuz. Sizin için Avrupa Yakası ne ifade ediyor?
Aslında ben Avrupa Yakası’na çok istekli başlamadım. Hatta şartlar koştum; haftada bir gün boş günüm var, o da pazartesi diye... Peki dediler. Fakat eksik olmasın Gülse’nin (Birsel) çok büyük etkisi var, o çok bastırmış. O yüzden ilk anlaşma benle yapıldı. Çalışmalar başladı ve bir haftada müthiş bir kaynaşma oldu. Gerçek bir aile düzeni çıktı ortaya, hâlâ da öyle gidiyor. Çok samimi bir set bizimkisi... Bu Gülse Birsel’in çok titiz oluşundan, özel hayatını çok düzgün tutuşundan, her şeye çok fazla meraklı ve kural insanı oluşundan kaynaklanıyor. Ama sağ olsun, bizim için kural bile bozdu.

Ne gibi?
Mesela sette sigara yasak ama Hümeyra ile bana içmemiz için ayrıcalık tanıdı. Gerçi ben de bıraktım, Hümeyra da bıraktı. 4 aydır içmiyorum. 65 sene boyunca günde üç paket sigara içtim. 2.5 sene de Gönül’den (Ülkü) gizli içtim. O beni içmiyor biliyordu, ama sonra deşifre olduk. Neler yapmadım ki! İyi idare ettim o 2.5 sene. 

“Avrupa Yakası”na başlarken koyduğunuz şartlardan biri de oturarak oynamak mıydı?
Benim öyle bir şartım olmadı. Onlar oturttular beni. Allah razı olsun çok da memnun kaldım. Yönetmen Hakan Algül oturttu beni. Yerimi de çok sevdim. Ama şimdi kaldırıyorlar beni ve ha bire koşturuyorlar. 

Hümeyra ile nasıl bir ikili oldunuz?
İyi bir ikiliyiz. Ama ilk önce o rol için Hümeyra seçilmemişti. İlk bölümü başkasıyla çekmiştik, ama o sonra Amerika’ya gitti. O gidince Hümeyra ile çalışmaya başladık. Geldiğinde bana, “Bütün arzum yıllardır sizinle beraber oynamaktı. Allahıma şükrediyorum” dedi, beni de çok duygulandırdı. Bana samimi geldi. İnşallah da öyledir. (Gülüyor) Çünkü bu işte çok fazla samimiyet aramamak lazım. 

Televizyonda ağır senaryolarla ilerleyen birçok dizi var. Ama siz komedi olarak ilerliyorsunuz. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
Aksine çok da memnunum. Bu çizgiyi zaten ben kendim seçmedim. Kendiliğinden öyle oldu, Vasfi Rıza Zobu gibi büyüklerimiz öyle yönlendirdi bizi. Seyirci de öyle kabul etti. Komik olduk çıktık. Halimden gayet memnunum. 

“Avrupa Yakası”nın karakterlerinin söylediği “Oha falan oldum”, “Kal geldi” gibi sözcükler gençlerin diline pelesenk oldu. Bu nedenle kızıp dizinin Türkçeyi bozduğunu söyleyenler oldu. Bu konuda sizin görüşünüz ne?
Haklılar. Haklılar ama öyle kabul ettik. Benim sevmediğim bir şey bu. Hatta dizide yegâne sevmediğim şey o. Hasta oluyorum. Yanlış sözcük kullanımı beni çok üzüyor. “Hadi ben gittim”, “Ben kaçtım” sözleri beni rahatsız ediyor. Nereye kaçıyorsun? Torunum Tarık da söylüyor bazen, çok kızıyorum ona...

Sizin, dizideki karakterlerden favoriniz kim? En çok kim güldürüyor?
“Burhan”ı oynayan Engin Günaydın. Ben onu kendi gençliğime benzetiyorum. Davranışlarımız, işe olan bağlılığımız aynı. Benim yaptığım şeyleri yapıyor. Allah vergisi bir sahne sempatisi var. Çok güzel bir şey bu. Çok aranan ve herkeste olmayan bir özellik.

“Gülse Birsel, ‘Burhan’ın karşısına bir şey yazmıyormuş, Engin Günaydın rolüne vücut diliyle hayat veriyormuş deniyor, bu doğru mu?
“Burhan” zaten kendi bir şeyler katıyor ve çok yetenekli olduğu için ortaya kötü bir şey çıkmıyor. Çok beğeniyorum ben onu. Hiç yanlış bir şey yapmıyor. Bir de ahlaki yönü çok iyi. Dışarıda çok mahcup. Kamera karşısında yerden yere atıyor kendini. Şaşırıyorum o haline. Allah Allah ben de böyle yapardım eskiden diyorum. Ben gülüyorsam çok hoşuna gidiyor onun da. Keyif alıyor o da. Eşimin de bir numaralı adamı o... Herkesi susturuyor onu seyrediyor dizide.

Benim favorim de Rutkay Aziz.
Ona laf yok. O benim adamım. Yaptığı karakter o kadar güzel ki. Onun da üzerine çok iyi oturdu o karakter...

Dileklerim yerine geldi

Eşiniz Gönül Hanım hasta oldu, arkasından siz ameliyat geçirdiniz, bu nedenle tiyatronuz iş yapamadı, vergi borçlarınız nedeniyle sıkıntılı bir dönem yaşadınız. Hâlâ sürüyor mu o sıkıntılar?
Evet, hâlâ devam ediyor o sıkıntılar. Olağanüstü bir çabayla uğraşmaya çalışıyoruz. Ama bu anlamda Avrupa Yakası’nın büyük katkısı var. Hem kendi hayatını idame ediyorsun, hem tiyatroyu ayakta tutuyorsun, hem de vergi borcunu ödüyorsun. Yaklaşık 80 milyar vergi borcu ve faizi ödedim bu sene... Cari borçlar da ayrı. Para “Avrupa Yakası”ndan geliyor, borçlara gidiyor. 

Hayatta keşke yapmasaydım dediğiniz ne var?
Hep güzel şeyler yaptım. Pişmanlık duyduğum şeyler olmadı. Sigara bile değil, çünkü yıllarca büyük bir aşkla içtim. (Gülüyor) Ben sigaranın bitince bile yere atılmasına dayanamayan bir insanım. O kadar büyük bir aşkım vardı. 

Mutlaka yapmalıyım dediğiniz ne var?
Sigarayı mutlaka bırakmalıydım ve bıraktım. Sigara içmemek benim için büyük bir fedakârlık çünkü...

İyi ki yapmışım dediğiniz ne var?
İyi ki Gönül’ü almışım. 

Hayatınızda yapmayı isteyip de yapamadığınız ne var?
Yok, Allah’a çok şükür. Her arzum yerine gelmiştir. Ulu Tanrım beni hiçbir şeye muhtaç etmedi. Hep dileklerimi yerine getirmiştir. En sıkışık anımda hep son anda yetişmiştir. Onun için hep şükrederim halime. 45 yaşında bizim tiyatro. 45 sene bizi kimse yönlendirmedi ki! Ben hep kendim seçtim oyunları... İstediğim oyunu oynadım. Bundan iyi bir şey olabilir mi?

Polis olmayı istiyordum

Allah uzun ömür versin ama bu dünyadan göçüp gittiğinizde insanların sizi nasıl hatırlamasını istersiniz?
Valla pek hatırlayacaklarını tahmin etmiyorum. Kimse hatırlanmaz... Benim büyüklerim, üstatlarım unutuldu. Tiyatroyla uğraşan gençlere Vasfi Rıza’yı soruyorum, tanımıyor. Şaşkına dönüyor insan. Halbuki dün daha ortalardaydı Vasfi Rıza... 8-10 sene birkaç kişi hatırlar, sonra o unutulur. Kimler geldi, kimler geçti? Maalesef öyle... Belki işte ileride torunum hatırlatırsa birilerine...

Çolpan İlhan ile Kerem Alışık, Sadri Alışık’ın adını ne güzel yaşatıyor. Sizin de kızınız Fulya Özcan ile damadınız Gazanfer Ündüz oyuncu. Torununuz Tarık da tiyatro okuyor. Onlara, ‘Adıma tiyatro yarışmaları düzenleyin, genç tiyatrocular yetiştirin’ diye bir vasiyet yok mu?
Kendi akıl eder yapar herhalde!

Tiyatrocu olmasaydınız, ne olmak isterdiniz?
Polis olmayı isterdim. Bizim ailede o kadar çok polis vardı ki, ben de müthiş şartlanmıştım polis olacağım diye... Sonra tiyatrocu olunca polis de oldum, emniyet müdürü de... İyi ki olmamışım, benim akranlarım emekli oldu, kenarlarda kaldı!

10 ismin çağrıştırdıkları
Gönül Ülkü: Canım, aşkım 
Fulya Özcan: Hayatımın sebebi 
Gazanfer Ündüz: Çok sevgili evladım 
Tarık Ündüz: Yaşama sebebim.
Gülse Birsel: Çok sevdiğim bir evladım 
Hümeyra: İkinci eş olarak saygı duyduğum bir insan.
Nejat Uygur: Allah şifa versin. Çok sevdiğim bir arkadaşım. Nesli tükenmiş, yeri doldurulmayacak bir oyuncu. 50 - 100 senede bir gelir.
Ata Demirer: Terbiyeli, saygılı bir arkadaş. Sevdiğim bir çocuk. 
Okan Bayülgen: Hayranım ona. Çok zeki. 
Levent Kırca: Severim.

Milliyet

Detaylar>>

21 yıl sonra...

Türkan Şoray ve Hakan Balamir , uzun bir aradan sonra bir TV dizisi için birlikte kamera karşısına geçiyor
 

Son olarak 1987’de ’Rumuz Goncagül’ filminde birlikte kamera karşısına geçen Türkan Şoray ile Hakan Balamir, 21 yıl sonra bu kez bir TV dizisi için bir araya geliyor. Hakan Balamir, 1993 yılında çevirdiği ’Suikast’ filminden 15 yıl sonra yeniden kamera karşısına geçecek olmanın heyecanını yaşıyor. ’Sıla’ dizisiyle milyonları ekran başına toplayan yönetmen Gül Oğuz’un yapımcılığını üstlendiği dizinin çekimleri Eylül ayında Bodrum’da başlayacak. Ekim ayında Show TV ekranlarında yayınlanmaya başlayacak. Uzun soluklu olması düşünülen dizinin çekimleri kışın da Bodrum’da gerçekleşecek. 

Neslihan AKBAYDAR/VATAN
Detaylar>>

Ataizi yeni dizisini anlattı

Mehmet Ali Erbil bir sabah uyanıp kadın olursa... O kadını da Hande Ataizi oynarsa... Bu dizi kaçmaz! ECE 4 Ağustos'ta Kanal 1'de ekrana geliyor.
 

Biz onu Mum Kokulu Kadınlar ile tanıdık. Oradaki cüretkar sahneleriyle beynimize kazındı adeta... Sonrasında bu rolü ona Altın Portakal'ı getirdi... Hande Ataizi'den bahsediyoruz... İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu olan Ataizi o kadar farklı karakterlerle karşımıza çıktı ki... Böyle mi olacaktı? Ruhsar, Kahpe Bizans, Estağfurullah Yokuşu gibi projelerle ekrana geldikten sonra şimdi de Kanal 1'de yayınlanacak ECE isimli dizde başrolde oynayacak...

ECE, "Erkeklerin dünyasında zoraki bir kadın" sloganıyla karşımıza çıkacak.. Konusu ise bir hayli ilginç... Çapkın, ayran gönüllü ve maço bir adam olan Ege'nin (Mehmet Ali Erbil); birlikte olduktan sonra Ege'nin onu bir daha aramayışına öfkelenen bir kadının, Hilal'in, hışmına uğramasıyla alt üst olan trajik- komik hikâyesini anlatıyor… Hilal, kendi intikamını alırken, aslında, Ege'nin (Mehmet Ali Erbil) o güne dek kalbini kırdığı bütün kadınların da intikamını aldığını bilmeden, bir büyücü kadından, Ege'yi Mehmet Ali Erbil) kadına dönüştürmesini ister.

Bir sabah uyandığında kadın olduğunu fark eden Ege (Mehmet Ali Erbil), artık "ECE" olmuştur! Yaşadığı şokun ardından, gerçeklerle yüzleşir ve hayatını kaldığı yerden, ama bir kadın olarak sürdürmesi gerektiğini fark eder…

Ne var ki, bu hiç de kolay olmayacaktır… "Ege" (Mehmet Ali Erbil) iken dost bildiği iş arkadaşlarının, "ECE" (Hande Ataizi) olunca gerçek yüzlerini görmeye başlar… Hemen herkes ona karşı cephe almışken, yalnızca bir tek kişiden, daha önce hiç anlaşamadığı Ömer'den gördüğü destek sayesinde ayakta kalma mücadelesine girişir...

Dizinin kadrosunda Mehmet Ali Erbil'in yanı sıra Devrim Nas da oynuyor. Devrim Nas'ı Melekler Adası'nda yine Hande Ataizi ile birlikte oynadığı Hasan rolünden hatırlayabilirsiniz... Ece'nin prodüksiyonunu Med Yapım, yönetmenliğini ise Birkan Uz üstleniyor...

İşte geçtiğimiz gün Ece'nin çekiminin yapıldığı İkitelli TEM Stüdyoları'ndaydık. Dizinin basın toplantısına Mehmet Ali Erbil ve Hande Ataizi katıldı. Devrim Nas ise Amerika'da olduğundan toplantıda bulunmadı.

HANDE ATAİZİ'NDEN MEHMET ALİ ERBİL'E ÖVGÜLER


Mehmet Ali Erbil ve Hande Ataizi basın mensuplarının sorularını yanıtladı... Erbil toplantıda yaptığı espirilerle kırdı geçirdi... İkili birbirine atıfta bulunmayı da ihmal etmedi... Hande Ataizi'nin "Sen de çapkınsın" sorusunu Erbil "Bizim çapkınlığımız çok eskide kaldı, filmlerde kaldı. Bir kere çapkın olan adam kıvrak zekalı adam olmalı. Düşünsenize 5 tane tilki dolaşıyor kafanızda" şeklinde yanıtladı... Erbil'in bu cevabına Ataizi şöyle bir cevap verdi: "Yeni oyuncular yetişiyor. Hep görüyoruz ama yine de Mehmet Ali Erbil. O tek. 90 yaşına gelse de kimse onun eline su dökemez"

Çapkınlık konusu basın mensuplarının dikkatini çekti ve bir gazeteci "Kadınlar mı erkekler mi çapkındır?" sorusunu sordu. Mehmet Ali Erbil ise "Kadın erkek diye ayırmamak lazım. O insanın özünde olan birşeydir. Zekanın fazlalılığıyla da ilgili olabilir" dedi...

"EV HANIMI OLANLARI KISKANIYORUM"

Hande Ataizi basın toplantısında kendi hayatına ilişkin sorulara da içtenlikle yanıt verdi. İşini çok sevdiğini söyleyen Ataizi "90 yaşıma da gelsem bu tempoyla çalışmaya devam edeceğim. Ama bazen ev hanımı olanları o kadar kıskanıyorum ki. Hem kariyer yapan hem de çocuk büyüten kadınlar var. Mesela benim annem. Bir öğretim üyesi. Ona bir keresinde 'seninle gurur duyuyorum. Hem kariyerin var hem benimle ilgilendin' dedim. Bana yanıtı 'Eğer mutlu bir evliliğim olsaydı kariyer yapmazdım' oldu... Bende de öyle yalnızım. Ve o nedenle kendimi işime verdim. Mesela çocuk çok farklı birşey. Ben de çocuk istiyorum. Ama evlilik olsun diye de evlenmek istemiyorum" dedi...

Biz de Haberturk.com olarak Hande Ataizi'ne Ece ve bundan sonraki projeleri hakkında kısa bir kaç soru yönelttik. Bizi kırmadı ve sorularımıza içtenlikle yanıt verdi...

Dizinin konusu bir hayli ilginç anlatılanlara bakılırsa... Kabul etme aşaması nasıl oldu?

Herşeyden önce değişik bir rol olması beni çekti. Çok cazip bir konu olarak geldi. Yoksa ben hakikatten etkileneceğim bir proje olmasaydı kabul etmeyecektim. Çünkü üst üste diziler yaptım. Çok yorucu oldu. Özellikle de yazın dizi çekmek çok güç. Zaten siz de yaşadınız. Çok sıcak oluyor ve biz o sette tüm günümüzü geçiriyoruz. O yüzden bu iş sevmeden de yapılmaz.

Başrol arkadaşınız Devrim Nas... Siz Melekler Adası'nda da birlikte çalışmıştınız ve yine başrollerdeydiniz...

Devrim'le iki sene boyunca dizi çektik. O da çok sevilen ve tutulan bir diziydi. Ama bu proje bambaşka birşey.

Eski rol arkadaşınızla biraraya gelmek güzel birşey olsa gerek...

Evet... Bir kere ben Devrim'i çok seviyorum. Birçok kişinin arasından bu dizi için seçildi. Daha önceden de bir uyumumuz var. İyi birşey çıkacağını da düşünüyorum. Aramızdaki enerji ve elektrik vardı..

Buradaki karakter nasıl bir karakter olacak? Mesela Zinnur'da biraz fettan bir kişilik vardı... Ece'yle olan farkı nedir?

Daha önce erkek olduğu için bir cezayla büyüyle kadın oluyor. Aslında bu biraz yine kadın tarafından bir hikaye. Yani bir erkeğe verilebilecek en büyük ceza "Gel bakalım sen kadın ol" demektir. Çünkü bütün zorlukları biz kadınlar yüklenmekte kalıyoruz. Ataerkil bir toplumdayız. Ne olursa olsun bizim özgürlüğümüz bir yere kadar. Kısıtlı verilen avantajlar içinde yoktan var ediyoruz. Artık o kadar çok başarılı kadın var ki bu tamamen kadının gücü ve hırsı, senelerdir tabuların üzerine kurulu bir güç olarak görüyorum bizi... Bakalım kadın ruhu olmadan kadın bedeninde ne kadar bocalayacak ve ne kadar kotarabilecek hayatı... Güzel bir proje espirisi hoş..

Yakın zamanda sizi dizi haricinde sinemada ya da tiyatroda görecek miyiz?

Sinema olarak çok güzel bir proje gelirse yapacağım. Ama tiyatro hakikatten istiyorum. O da bizim elimizde. İşlerimiz düzene girsin şu yoğunluğu bir atlatalım güzel bir tiyatro projesi istiyorum...

Hafta içi her akşam yayınlanacak olan yerli dizi "ECE" 4 Ağsutos Pazartesi günü saat 21:40'ta Kanal 1 ekranlarında başlıyor! Kadın-erkek savaşlarına farklı bir perspektiften bakan bu diziyi izlemenizi tavsiye ederiz.

Haberturk.com / Begüm Çelikkol

Detaylar>>
 
Tv'de Dizi 2007 - 2010 | Tema Dizayn : TNB ©2010