
Eldivenin içine "reyting demiri" gizlenmiş!
Osman Sınav ne yapıyor, ne ediyor, her sezon bir diziyi "en çok konuşulan yapım" haline getirmeyi başarıyor. Geçen yıl Acı Hayat bu sütunlarda fazlaca çenemizi yormuştu. Belli ki bu yıl da Pusat'tan çok konuşacağız. Pusat ilk gecesinde iyi reyting aldı. Çünkü yapımcı Osman Sınav artık Türk izleyicisinin beğeni ve alışkanlıklarını iyi çözmüş. Bakmış ki Show TV'de kickboks ve boks maçlarının hatırı sayılır bir reytingi var. Öyleyse, "Rocky tarzı" tutacak demektir. Rollerden birini de menajer Tarık Solak'a verip, işi sağlama aldın mı, tamamdır. Ama karşıda atv'nin Sıla'sı var. Öyleyse boksa biraz da hanım eli değmesi lazım. O zaman al güzel kızı, sok soyunma odasına... Ben hayatımda hiç bu kadar romantik bir soyunma odası görmemiştim. Boksör genç, elini yavuklusuna uzatmış. O da bir yandan koruyucu bezleri sevgilisinin yumruğuna doluyor, bir yandan da tatlı tatlı gözlerinin içine bakıyor... Oturttun mu kadınları da ekran başına... Sıra geldi aksiyona: İşin içine mafya sosu karıştırmadan aksiyon maksiyon olmaz. Eh, Osman Ağabey de bu işi iyi bilir. Eli silahlı bahis mafyasının siyah takım elbiseli ağır ağabeyleri öyküye karışınca, "mafya sosu" da tamamdır. Peki ya müzik? Malum, müziği iyi olmayan dizi, reyting yarışına 1-0 mağlup başlıyor demektir. Osman Sınav bunu da çözmüş. Geniş kitleleri kapsayan ve her geçen gün ekranda biraz daha ilgi gören türküyü, yine yükselen trend Hip Hop ile bir güzel harmanlamış. Dizinin müziği Nişantaşı'nın tiki'sine de, Anadolu'nun bağrı yanık delikanlısına da yabancı gelmiyor. O zaman müzik işi de tamamdır!.. Osman Sınav'ın her dizisinde bir "halk bilgesi" vardır. Bu sefer iri laflar etme görevi Ozan Niyazi'ye düşmüş... Alıyor sazı eline, ince ince dokunduruyor. "Kısmetin değilse, dayak bile yiyemezsin" diyor mesela... Ve Sivas vurgusu... Sazda Aşık Veysel'in Kara Toprak'ı, sözde "Ben de Sivas'tan çıkıp, dünya şampiyonu olacağım" diyen Pusat... Antrenörün lakabı bile Kangal... Biliyorsunuz, Sivas sadece Sivas'tan ibaret değil. Yalnızca İstanbul'da 3 milyon Sivaslı'nın yaşadığı rivayet olunuyor. Reytingi ölçülen illerdeki "Sivaslı yoğunluğunu" dizinin yaratım ekibi iyi analiz etmişe benziyor. Bu nedenle neredeyse her planda bir "Sivas" lafı geçiyor. "Bu dizinin iyi reyting alması, Sivaslılar'ın sayesindedir" demek, emeğe haksızlık olur. Ama hemşehricilik vurgusunun "akıllıca" olduğu da ortada... Dizide ilginç ayrıntılar da gözüme çarptı. Pusat ilk maçında, satın alınmış hakem yüzünden fena halde dayak yiyor. Sol gözü kan revan içinde. Ekranın altından reklam geçiyor: "Katarakt ameliyatında ücret farkı yok. Dünya Göz Hastanesi..." İşte reklamcılıkta son nokta... "Hediye" karakterini canlandıran Yasemin Balık'ın, Pusat'tan hemen sonra aynı kanalda yayınlanan Fikrimin İnce Gülü dizisinde de önemli bir rolü üstlenmesi ise "inandırıcılık" açısından büyük handikap... Osman Sınav bu kez Pusat'ın boks eldiveninin içine "reyting demiri" gizlemiş, vurduğunu deviriyor!..Kıraç, Ayşe'nin babası olacak
Bu sezon TRT de iddialı dizileriyle reyting pastasından iri dilimler kapma telaşında. Bunlardan biri de ekim ayının ilk haftası ekranlara gelmesi planlanan Gönül Salıncağım adlı dizi. Senaryosu, ünlü şarkıcı Kıraç'ın sevgilisi olarak tanınan Ayşe Şule Bilgiç'e ait. (Kıraç, sevgilisine Ayşem adlı bir de şarkı yazmıştı) Bilgiç aynı zamanda dizinin önemli karakterlerinden birini de canlandırıyor. Gerçek yaşamda da motosikletlere tutkun olan Bilgiç, yine iki tekerlekli demir atlara sevdalı Gönül adındaki tıp öğrencisini oynayacak. İşin en ilginç yanı ise Gönül Salıncağım'da Kıraç'ın, sevgilisi Ayşe'nin babasını canlandıracak olması. Kıraç, dizinin "flash back" olarak tanımlanan geri dönüş sahnelerinde zaman zaman "Gönül'ün babası" olarak görünecek. Yönetmenliğini Şenol Sönmez'in yaptığı Gönül Salıncağım'da, küçük yaşta trafik kazasında babasını kaybeden ve fakir bir ailenin çocuğu olan Gönül'ün yaşadıkları anlatılıyor. Dizide Ayşe Şule Bilgiç ve Kıraç ile birlikte Umut Temizaş, Erdal Tosun ve Sinan Bengier de rol alıyor. Dizinin müziklerini Kıraç'ın bestelediğini söylemeye ise gerek yok sanırım!Yüksel Aytuğ - Günaydın
Etiketler :
Köşe Yazıları





